- Kadıköy Gazetesi - https://kadikoygazetesi.com -

Oğuz: “Tanju’yla saha dışında çay bile içmedim”

Oğuz: “Tanju’yla saha dışında çay bile içmedim”

 

İnce, zeka dolu, zarif bir oyunu vardı Oğuz Çetin’in. İstikrar, liderlik hepsi onda mevcuttu ama en büyük farkı beyefendiliğiydi. Yeşil sahalar, onun gibi ‘beyefendi’ futbolcuyu çok az gördü. 19 yıl arz-ı endam ettiği liglerimizde taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanması boşuna değildi. Yumruk şovu yapmaz, attığı gollerden sonra olağanüstü sevinmez, rakip oyuncuya saygıda kusur etmezdi. Kendine oynamazdı. Karakter yapısı oyununa da yansıdı. Bireysel yetenekleri üst düzeyde olmasına rağmen kolektif futbol anlayışına sahipti. Bir yerde çalım atabilecekken pas verdi. Taraftarı selamlaması da kendine hastı. Dimdik durur, sağ elini havaya kaldırarak avuç içiyle onları kalbine gömerdi. Futbolu bıraktıktan sonra da bu duruşundan taviz vermedi.

 

Gazeteci – Yazar Behram Kılıç’ın kaleme aldığı Araftaki Kramponlar kitabında, Sakaryaspor’da başlayan kariyerini, Fenerbahçe’de zirveye ulaştıran Oğuz Çetin’in hayatı ve futbolun yakın tarihiyle ilgili önemli kesitler yer alıyor.

 

SAKARYA ÇETESİ VE 10 NUMARALI FORMA OLAYI

 

Fenerbahçe’nin 103 gollü efsane kadrosunun en önemli yapı taşlarından biri olan Oğuz Çetin’in hikayesinde bir dönem Tanju Çolak ile yaşadığı polemiklerin perde arkası da yer alıyor. Takımda 7 Sakaryalı oyuncu olduğu için Sakarya Çetesi’nin lideri olarak iftiralara maruz kalan Çetin’in yaşadıkları kitapta şöyle anlatılıyor:

 

Bu söylemler Tanju’nun Fenerbahçe’ye geldiği ilk yılda başlar. Yani 1991-92 sezonunda. “Tanju gelince onunla aramızda forma numarası meselesi yüzünden sorunlar çıktı. Onun tutum ve davranışlarından kaynaklanan başka problemler de oldu. Bundan ben zararlı çıktım. Onun gelmesiyle takım içinde bir-iki oyuncu daha basına demeç vermeye başladı. Bu çete söylemini çıkarttılar”. Oğuz, 10 numaralı formanın sahibidir. Ama Tanju’da bu numarayı istiyordur. O dönem şöyle dedikodular da çıkar basında: Oğuz, Tanju’ya pas atmıyor… Tam bunların yazıldığı günlerde gazeteci Altan Tanrıkulu şöyle bir istatistik yayımlar, bu istatistik basına çok demeç vermeyen Oğuz’a destek olur: “O ana kadar Tanju ile bir buçuk sene yan yana oynamıştım ve ben bu süre zarfında Tanju’ya 22 gol pası vermişim. Aykut’la ise dört seneyi aşkın yan yana oynamışım ve Aykut’a 19 gol attırmışım. Ama bana şunu sorsanız, Tanju ile hiç çay içtin mi? Hayır, içmedim. Saha dışında görüştün mü? Görüşmedim. Görüşemem çünkü. Benim karakterime uygun bir kişi değil”. Tanju’nun geldiği ilk sezon F.Bahçe ligi ikinci bitirir. Aykut 25, Tanju 23 gol atar. Bir sezon sonra ise Tanju 27, Aykut 14 gol atacaktır.”

 

TRABZON SEYİRCİSİ FENERBAHÇE’Yİ ALKIŞLADI

 

Oğuz’un F.Bahçe’den ayrılması ise oldukça dramatiktir. Onunla bu yolda kader birliği yapan ise takım içindeki en iyi arkadaşı Aykut Kocamandır. Sebep yine bu Sakaryalılar Çetesi muhabbetidir. Aslında Tanju 1993 yılının Ekim ayında özel yaşantısındaki dikkatsizlikler sebebiyle takımdan ayrılmıştır. Onunla birlikte cezalandırılan bir diğer oyuncu Rıdvan’dır. Oğuz ve Aykut ise o sezon yine takımın en önemli oyuncularıdır. Ama bir kere yaftalanmışlardır. Sezonu G.Saray’ın 1 puan arkasında 2. Sırada tamamlarlar. 94-95 sezonunda da yine iki oyuncu başarılı bir performans sergiler. Ve nihayet 1995-96 sezonuna gelinir. Başkan Ali Şen’dir. F.Bahçe’nin şampiyonluktaki rakibi de Trabzonspor. İki takım arasındaki puan farkı 2’dir. Ve 5 Mayıs 1996’da Trabzon Avni Aker Stadı’nda devlerin randevusu vardır. Maçtan öncesi ise ortam ayarlanmıştır. Ali Şen, olası bir kayıp halinde Oğuz ve Aykut’un biletini çoktan kesmiştir. İki oyuncu gönderileceklerini bile bile Trabzon’a gitmişlerdir. “Organizasyon yapılmıştı, yenilseydik bizi uçağa dahi almayacaklardı. Biz yine kendi duruşumuzu sergiledik. Yaşananları hocamız Carlos Alberto Parreira da biliyordu. Pes etmeyen, şartlar ne olursa olsun bunun üstesinden gelen bizleriz. Ben F.Bahçeliyim, F.Bahçe camiasına karşı sorumluluğum vardı. O an kişilere kızgınlığım futbolumu etkilememeliydi. Kişiler geçici çünkü. O gün Allah’ın bir lütfü. 2-1 yeniyoruz. İki kişinin üzerine oyun oynanıyor ve o iki kişi golleri atıyor”.

 

O maçla ilgili başka detaylar da vardır. Parreira, Oğuz’u o haftaya kadar hiç frikik çalıştırmamıştır. O hafta onaözel frikik idmanları yaptırır. Çok ilginçtir, maça çıkmadan önce Oğuz’a şunu söyler: “Oğuz dedi, ceza sahasına yakın olan yerlerde kazanılan serbest vuruşları sen kullanacaksın. Biraz uzak olursa Boliç kullanacak. Maça çıktık, daha 5. dakika, ceza sahasına yakın bir yerden bir faul kazandık. Boliç vurdu. Az sonra uzaktan bir atış kazandık, ben vurdum. Devre arasında hocamız ‘Oğuz, ben, yakın olursa sen, uzak olursa Boliç, dedim. Niye böyle yapıyorsunuz?’ İkinci yarı oldu. 55. dakikada ceza sahası üstünden bir atış kazandık. Bu sefer ben vurdum, top ağlara gitti”. Maç bitince Trabzon seyircisi F.Bahçe’yi alkışlar. Aykut maçtan sonra futbol tarihine geçen rakibin oyuncularına haksızlık yapılmasına dair açıklamalar yapar. Maçtan sonra Oğuz ve Aykut’un başına gelebilecek hadiseler Trabzon’un başına gelir. Maç bitince Oğuz takımı toplar, oyuncu grubuna ‘Sevineceğiz ama ölçüyü kaçırmak yok. Onların yerinde biz olabilirdik’ der. Aykut’un konuşmasında da Oğuz’un rolü vardır. İkili o konuşmayı öncesinden planlamıştır. Ama o konuşma bile onların aleyhine kullanılır. “Dediler ki sevinmediler”. F.Bahçe ligdeki son iki maçını kazanarak şampiyonluğa ulaşır. Ama Oğuz ve Aykut’un kaderi değişmez. Ali Şen onları şampiyonluk kutlamalarının olduğu günün sonrası takımdan gönderdiğini açıklar.İkili bu karara hiç ses çıkartmaz. “Bizim mukavelemiz devam ediyordu. İstesek kalırdık. Bu sefer yönetim üzerinde baskı olurdu. Camia bölünürdü. Biz ahlaklı insanlarız, Fenerbahçe’ye kaos ortamı yaşatamazdık”.

 

Sarı-Lacivertli takımda 6 sezonu kaptanlık olmak üzere toplam 8 sezon ter döker Oğuz Çetin. 2 şampiyonluk yaşar. 1 defa Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kaldırır. 246 Lig maçında 51 gol atar. Forvetlere 81 asist yapar. Sonra o zamanların medya patronu Cem Uzan’ların takımı İstanbulspor’un yolunu tutar. Orada kendi deyimiyle ‘göçebe’ gibi bir hayat yaşarlar.

 

İlki 26 yaşında F.Bahçe’ye imza atmasından hemen sonraki Yunanistan maçı olmak üzere 70 kez A Milli formayı giyer.

 

Oğuz, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlüğe başlar. Aslında futbolu bırakmadan çoktan teklifi almıştır. Ali Şen’in kulüpten gönderdiği Oğuz’a Ali Şen’le araları hiçbir zaman iyi olmayan kulübün yeni başkanı Aziz Yıldırım sahip çıkacaktır…

 

Caretta Yayınları’ndan çıkan eserde Oğuz Çetin’in yanı sıra Metin Tekin, Ünal Karaman, Uğur Tütüneker, Hayrettin Demirbaş, Hami Mandıralı, Feyyaz Uçar, Mehmet Özdilek, Hamza Hamzaoğlu, Aykut Kocaman, Müjdat Yetkiner, Bülent Uygun, Hasan Vezir’in sıra dışı hikayeleri yer alıyor.