
Antarktika’da yürütülen bir araştırma sırasında izini kaybettiren otonom okyanus robotu, 9 ay sonra son derece nadir ve kritik verilerle yeniden ortaya çıktı. Elde edilen bulgular, bazı buzullar için ciddi risklere işaret ediyor.
Avustralya’nın ulusal bilim kurumu CSIRO tarafından Antarktika’da başlatılan bilimsel bir deney, beklenmedik bir gelişmeyle küresel ölçekte yankı uyandırdı. Veri toplamak üzere gönderilen otonom okyanus robotu, güçlü akıntılar nedeniyle rotasından saparak aylarca kayıp kaldı; geri döndüğünde ise iklim değişikliği açısından kritik sonuçlar barındıran veriler sundu.
Araştırma ekibi, robotu Antarktika’daki Totten Buzulu çevresinde ölçüm yapması için görevlendirmişti. Ancak beklenmedik okyanus akıntıları, robotu hedef bölgenin dışına sürükledi. Uzun süre kendisinden sinyal alınamayan cihazın kalıcı olarak kaybolduğu düşünülürken, yaklaşık 9 ay sonra yeniden veri iletmeye başlaması araştırmacılar için sürpriz oldu.
Robot, sürüklendiği süreçte bilim insanlarının doğrudan ölçüm yapmasının neredeyse imkânsız olduğu Denman Buzulu ile Shackleton Buz Sahanlığı altına ulaştı. Cihaz, bu bölgelerde deniz suyunun sıcaklığı ve tuzluluğunu düzenli olarak kaydederek toplamda 195 ayrı veri profili topladı.
Robot, buz sahanlıklarının altında yüzeye çıkamasa da görevini sürdürdü. Zaman zaman yüzeye çıkma girişimlerinde buz tabanına çarpması, araştırmacılara buz kalınlığına dair dolaylı ama son derece değerli ölçümler sağladı. Bu veriler, uydu gözlemleriyle birleştirilerek robotun izlediği rota sonradan haritalandırıldı.
Analiz edilen veriler, Shackleton Buz Sahanlığı’nın şimdilik ılık okyanus sularından ciddi biçimde etkilenmediğini gösterdi. Ancak Denman Buzulu’nun altında, erimeyi hızlandırabilecek daha sıcak su kütlelerinin bulunduğu belirlendi. Bilim insanları, yalnızca bu buzulun tamamen erimesinin küresel deniz seviyesinde yaklaşık 1,5 metrelik artışa yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Araştırma ekibi, başlangıçta başarısızlık olarak görülen bu sürecin, Doğu Antarktika’da daha önce hiç ölçüm yapılmamış alanlardan veri elde edilmesini sağladığını vurguluyor. Bu ölçümler, Doğu Antarktika buz sahanlıkları altında gerçekleştirilen ilk oşinografik veri hattı olma özelliğini taşıyor.
Elde edilen sonuçlar, bilim insanlarını benzer robotları daha riskli ve uzak bölgelere göndermeye teşvik etti. Uzmanlara göre bu tür veriler, buzulların geleceğini ve deniz seviyesindeki olası yükselişleri daha doğru tahmin edebilmek açısından hayati önem taşıyor. Özellikle Doğu Antarktika’nın, barındırdığı büyük buz kütlesi nedeniyle kıyı bölgeleri için daha büyük bir tehdit potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Robotun topladığı veriler, Aralık 2025’te Science Advances dergisinde yayımlanan bilimsel bir çalışmayla kamuoyuna duyuruldu. Araştırma, okyanus-buz etkileşiminin küresel iklim üzerindeki etkilerini anlamada önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Haber Merkezi