MENÜ ☰
Volimax
Esentepe Avrupa Konutları
Kadıköy Gazetesi » Büyükşehir, Ekonomi, Genel, Manşet, Sivil Toplum, Yaşam » TÜKODER, Ulaşım hakkı satın alınabilen bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir haktır!

TÜKODER, Ulaşım hakkı satın alınabilen bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir haktır!



TÜKODER Tüketiciyi Koruma Derneği tarafından yapılan açıklama da; “İstanbul başta olmak üzere birçok ilimizde toplu ulaşım ücretlerine yapılan zamlar, zaten ağır bir yaşam mücadelesi veren milyonlarca yurttaşımız için yeni bir ekonomik yük oluşturmuştur.

Bugün açlık sınırının altında gelirle yaşamını sürdürmeye çalışan asgari ücretliler, emekliler, öğrenciler, işsizler ve dar gelirli aileler yalnızca barınma, gıda ve enerji krizini değil, artık ulaşım yoksulluğunu da yaşamaktadır.

İşe gitmek, okula ulaşmak, sağlık hizmeti almak, kültürel ve sosyal yaşama katılmak bir lüks değil; sosyal devlet ilkesinin güvence altına alması gereken temel bir haktır. Ancak ulaşım ücretlerindeki sürekli artış milyonlarca insanı kent yaşamından ve sosyal hayattan uzaklaştırmaktadır.

 

En büyük mağduriyet emekliler, asgari ücretliler, öğrenciler ve dar gelirli aileler üzerindedir. Günlük ulaşım giderleri birçok kişi için artık karşılanamayacak seviyeye ulaşmıştır. Bu gidiş devam ederse emekliler evlerine hapsolacak, asgari ücretlinin ise zaten küçülen ekmeği daha da küçülecektir.

 

Toplu taşıma ücretlerindeki artışların önemli nedenlerinden biri akaryakıt fiyatları ile işletme maliyetlerindeki sürekli yükseliştir. Bu maliyetlerin tamamını vatandaşın omzuna yüklemek sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

 

ULAŞIMDA EŞİTLİK SAĞLANMALIDIR

Türkiye’nin farklı şehirlerinde aynı nitelikteki toplu ulaşım hizmetlerinde farklı ücretlendirme sistemleri uygulanmaktadır. Bazı belediyelerde “gittiğin kadar öde” modeli uygulanırken bazı şehirlerde tek ücret sistemi devam etmekte; bazı kentlerde aktarma kolaylığı sağlanırken bazı yerlerde kısa mesafelerde dahi vatandaş yeniden tam ücret ödemektedir.

Ulaşım hizmetlerinde belediyelerin mali yapıları farklı olabilir; ancak ulaşım hakkı bakımından ülke genelinde asgari sosyal standartlar oluşturulmalı, vatandaş yaşadığı şehre göre farklı haklara sahip olmamalıdır.

 

AKTARMA CEZASI DEĞİL, AKTARMA KOLAYLIĞI

Büyükşehirlerde milyonlarca yurttaş işine, okuluna veya hastaneye ulaşabilmek için iki, üç hatta dört araç değiştirmek zorunda kalmaktadır. Aktarma vatandaşın tercihi değil, ulaşım sisteminin sonucudur.

Bu nedenle;

  • Aktarma indirimleri artırılmalıdır.
  • Ücretsiz veya indirimli aktarma süresi uzatılmalıdır.
  • Birden fazla aktarma yapılan hatlarda ek ücret uygulamalarına son verilmelidir.

 

SOSYAL DEVLET ULAŞIM HAKKINI GÜVENCE ALTINA ALMALIDIR

Ulaşım; eğitim, sağlık, çalışma ve kent hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu nedenle;

  • Öğrenciler için ücretsiz veya sembolik ücretli ulaşım yaygınlaştırılmalıdır.
  • Emekliler için gelir durumuna göre destekleyici ulaşım modelleri geliştirilmelidir.
  • Düzenli tedavi gören kronik hastalar, engelliler ve refakatçileri için ücretsiz ulaşım olanakları genişletilmelidir.
  • İş arayan gençler ve sosyal yardım alan yurttaşlara belirli sayıda ücretsiz ulaşım desteği sağlanmalıdır.

 

KURUMLAR ARASINDA KOORDİNASYON ŞARTTIR

Toplu ulaşım yalnızca belediyelerin sorumluluğu değildir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yerel yönetimler ortak bir ulaşım politikası oluşturmalıdır.

Merkezi idare maliyetleri azaltmalı, belediyeler ise bu avantajı gecikmeden ulaşım ücretlerine yansıtmalıdır.

 

ÇÖZÜM VARDIR

Yıllardır dile getirdiğimiz önerileri bir kez daha kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunuyoruz:

  • Toplu ulaşımda kullanılan akaryakıttaki ÖTV ve KDV sıfırlanmalıdır.
  • Toplu taşıma araçlarının muayene ücretleri ve harçları kaldırılmalı veya önemli ölçüde düşürülmelidir.
  • Bakım-onarım hizmetleri ile yedek parçalardaki KDV kaldırılmalıdır.
  • Çevreci toplu ulaşım yatırımları merkezi idare tarafından desteklenmelidir.
  • Aktarma sistemi vatandaş lehine yeniden düzenlenmeli, ücretsiz aktarma süreleri uzatılmalıdır.
  • Sağlanan tüm maliyet avantajları doğrudan bilet ücretlerine yansıtılmalıdır.

Bu düzenlemeler yalnızca toplu ulaşım işletmelerinin mali yükünü hafifletmeyecek, aynı zamanda ulaşım ücretlerinin düşmesini sağlayacaktır. Kazanan hem hizmet sunan kurumlar hem de milyonlarca tüketici olacaktır.

 

ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

Büyükşehir ve il belediyelerini, belediye birliklerini, esnaf odalarını, şoförler ve otomobilciler odalarını, toplu taşıma kooperatiflerini, sendikaları, tüketici örgütlerini, kent konseylerini, meslek odalarını ve üniversiteleri; Türkiye’de Ulaşım Hakkı Politikası oluşturulması ve toplu ulaşım üzerindeki vergi yükünün azaltılması için ortak mücadeleye davet ediyoruz.

Bu mücadele herhangi bir kurumun değil, doğrudan halkın yaşam hakkı mücadelesidir.

 

ULAŞIM HAKKI EVRENSEL BİR TÜKETİCİ HAKKIDIR

Bir ülkenin gelişmişliği yalnızca yaptığı yollarla değil, vatandaşının o yolları kullanabilme gücüyle ölçülür.

Toplu ulaşım; eğitim hakkının, çalışma hakkının, sağlık hakkının, kültürel yaşama katılım hakkının ve kent hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.

 

Ulaşamayan yurttaş, eşit yurttaş değildir.

Bu nedenle merkezi idareyi ulaşım üzerindeki ağır vergi yükünü azaltmaya, yerel yönetimleri ise oluşacak maliyet avantajlarını gecikmeden ulaşım ücretlerine yansıtmaya davet ediyoruz.

TÜKODER olarak bir kez daha ifade ediyoruz:

Ulaşım bir ticari meta değil, temel bir kamusal hizmettir.

Ulaşım hakkı parası olanın değil, herkesin hakkıdır.

Ulaşım yoksulluğuna son verilmesi sosyal devletin ortak sorumluluğudur.

Halkın ulaşım hakkını güvence altına alacak ekonomik ve sosyal politikalar acilen hayata geçirilmelidir. Çünkü ulaşım hakkı; kent hakkıdır, yaşam hakkıdır ve evrensel bir tüketici hakkıdır” şeklinde ifade edildi.

 

 

 

📆 19 Temmuz 2026 Pazar 18:24   ·   💬 0 yorum   ·  
ABS Kör Kalıp

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

BAĞLANTILAR