- Kadıköy Gazetesi - https://kadikoygazetesi.com -

İlker Gürsoy’u ben Kıvanç Tatlıtuğ’a benzetemedim

Gazeteci arkadaşım İhsan Taş çok güzel bir filme imza atmış. Gerçi İhsan Taş’a sadece gazeteci demek olmaz. O iyi bir oyuncu aynı zamanda ve Taş Filmin sahibi…

1950–1970 yılları arasında Bulgaristan’dan Türkiye’ye kaçmaya çalışan 3 Türk gencinin ‘KAÇIŞ’ hikâyesinin anlatıldığı senaryo önüne geldiğinde:

Bunu mutlaka yapmalıyım” demiş.

Ona göre filmler aynı zamanda yaşanmışlıkları anlatmalı, bilinmeyenleri öğretmeli, tarihe de yer verilmeli. Bence çok haklı… Kitap okumayı sevmediğimiz bu günlerde, böyle filmler ilaç gibi derdimize…


Senaryosunu ve yönetmenliğini İbrahim Biçer, Görüntü yönetmenliğini Mahir Gül üstlenmiş. İyide yapmışlar, gerçekten çok başarılılar…

Kaçış filminin, Basın kokteyli Taksim Elite WorldHotel’de yapıldı.

İhsan Taş, bütün konuklarını otel kapısında karşıladı. Mütavazi ve güleryüzlü olan yapımcı bir ilki de gerçekleştirdi.

İhsan Taş, bu filmde emeği geçen herkese, oyuncularından, yazarına, teknik ekibine özetle tüm çalışanlara teşekkür etmek adına plaket verdi.

Büyük alkış alan yapımcı plaketleri bizzat kendi verdi ve tekrar teşekkür etti.

Zor şartlarda çalıştık ama ortaya çok güzel bir eser çıkardık. Burada beni mutlu eden bir başka nedende kazasız belasız filmi bitirmemiz oldu” dedi.

Filmde yılların başarılı oyuncularının yanı sıra gencecik, aslanlar gibi sinemaya kazandırılan bir genç vardı. Basın ona bir hayli ilgi gösterdi.

Filmin başrol oyuncusu İlker Gürsoy bir hayli heyecanlı ve bir okadar kendinden emin ama oldukça mütavazi haliyle büyük ilgi gördü.

Kıvanç tatlıtuğ’a benzerliğinden söz edildi ama ben benzetemedim.

Kendine has, yakışıklı genç bir oyuncu… Bu rol için çok uzun süre oyun koçlarıyla çalışmış. Frankmanı izlediğimde buna hak verdim. Rolünün altından hakkıyla kalkmış.

Filmde deneyimli oyuncuların yanında gencecik ve başaralı oyuncuların olması da çok hoştu.


Başrollerini Atilla Saral, lker Gürsoy, Aydın Pusa, Şeyma Erdoğan, Gizem Güpür, Mehmet Vanlıoğlu, Hüseyin Özay, Burak Kaya, Sedat Kalkavan, Zeynep Gülmez ve Onur Bayraktar paylaşmışlar.

Frankmanı izlediğimde şu kanıya vardım.

Bu film izlenmeli, mutlaka izlenmeli.

Konu müthiş, oyuncular çok iyi, yönetmen çok başarılı, yapımcı kendini filmine adamış. Daha ne olsun.

Eylül’de vizyona giriyormuş.

Sanıyorum ilk izleyenlerinden olacağım ve Allah kısmet ederse sizlere hemen filmi yazacağım.

Sinema çok önemli.

Boşuna sinemaya 7 sanat denilmiyor.

Sinema yaşamımızın aynasıdır, bilmediklerimizi aksettirir, hissettirir, güldürür veya ağlatır.

Mutlaka sinema olmalı derim.

Nazan Şara Şatana