- Kadıköy Gazetesi - https://kadikoygazetesi.com -

”Nasıl Olsa Ölecekler Boşver” veya ”Nasıl Olsa Oy Verecekler Boşver”

”Nasıl Olsa Ölecekler Boşver” veya ”Nasıl Olsa Oy Verecekler Boşver”

Adamlar piyasaya kanser ilaçları da dâhil bir sürü sahte ilaç sürmüşler ve bu ilaçları satarak hayatın sefasını sürüyorlarmış. Üstelik telefonda birbirlerini de, sanırım vicdanlarını rahatlatmak için, “zaten ölecekler boş ver” diyerek teselli ediyorlarmış.

Şimdi bu adamlar vicdansız, insafsız ve belki de katil hükmündedir. Amma velakin yıllardır sağlık sisteminde yaşanan kötü gidişatın, içinde kanser tedavisinde kullanılan ilaçların da bulunduğu ithal edilmeyen ilaçların ve 10 yılda 600 milyon kutudan 2 milyar kutuya çıkan ilaç kullanımının kısaca genel sağlık sisteminin ve buna sebep olanların bu olanlarda hiç mi suçu yok?

Bu yazıyı okurken kendinizi, hastalarına ilaç bulamayan anaların, babaların, evlatların, ilacı bulunamadığı için tedavi olamayan hastaların, hastalarına ilaç bulamayan ve bu sebeple gerekli tedaviyi yapamayan hekimlerin yerine koyunuz. Ailenizde kanser hastası veya ağır hasta yoksa bir ilacı bulamamanın, alamamanın insana verdiği hissi, çaresizliği bilemezsiniz. Bu nedenle sakın büyük konuşmayınız ve olayı tek taraflı değerlendirmeyiniz.

Yıllardır Tabip Odaları, Diş hekimleri Odaları, Eczacılar ve sağlıkla ilgili aklınıza gelen her kuruluş ve sağlıkla ilgili çalışan her insan;

– Sağlığın parayla satılamayacağını, hastaların müşteri olmadığını, ama şu an uygulanan sağlık sisteminin hastaları müşteri, doktorları ve hastaneleri tüccar haline getirdiğini,

– Hastaları puan ve para gibi bir meta haline getiren performans sisteminin yanlışlığını,

– Son birkaç yıldır ilaçlarda uygulanan yanlış fiyat politikası ve buna bağlı olarak ilaç sektörünün dışarıya bağımlı hale gelmesi, kanser ilaçları dâhil birçok önemli ilacın ithal edilmemesi sebebiyle çaresiz kalan insanlarımızın işporta tezgâhlarında kaçakçıların, karaborsacıların ve sahtekârların eline düşürüldüğünü söylemiyorlar mı?

Ama ne yazıktır ki; Bu sağlık sistemini bizlere ve sizlere dayatanlar, yıllardır doktorları, diş hekimlerini, eczacıları ve bütün sağlık çalışanlarını halkın önüne hedef olarak koymuş, sağlık sisteminin yanlışlarını, eksiklerini dile getirenleri de ideolojik hesaplarla konuşmakla suçlamışlardır.

Şimdi gelinen bu noktada ve yaşanan bu kadar sahtekârlık ve artık çuvala sığmayan mızraklar karşısında bütün bunlara sebep olanlar vicdanen rahatsız oluyorlar mı bilemiyorum. Fakat bizler bütün iyi niyetimizle ülkemizin ve milletimizin iyiliği için ve ahirette vereceğimiz hesabın korkusuyla uyarılarımızı ve eleştirilerimizi yapmaya, yanlışların düzeltilmesi için çaba sarf etmeye devam edeceğiz.

İlaç konusunda daha bu yıl kendi yaşadığım bir olayı anlatayım; geçen aylarda İstanbul’daydım ve bir tanıdık rahatsızlanınca başhekim olan bir dostumu aradım o da sağ olsun bizi hastanede bir hekime götürdü. Yapılan tahlil, tetkik ve muayenenin sonunda hastanın uzun süre kullanması gereken bir ilaç yazıldı ama sayın hocamız “ne yazık ki bu ilaç devlet tarafından artık getirtilmiyor eczanelerde bulamazsınız ama ben size yolunu öğreteyim” dedi ve sağ olsun her hastasına yaptığı gibi o ilacı bulabilmenin yolunu bizlere de gösterdi. Şimdi bu yazıyı okuyan herkes bilsin ki; yarın bu olay açığa çıksa birileri tarafında suçlanacak olan bu doktor arkadaşımız çaresizlikten ve kendini riske atarak hastalarına bu yolu göstermek zorunda kalmaktadır ve suç doktorda değil açıkça sistemdedir.

Ve sizler emin olunuz ki; İnsanlarımızı para ve puandan ibaret bir meta haline getiren bu kötü ve aksak sağlık sistemine mahkûm edildiğimiz sürece sağlık alanında aklınıza gelen her alanda yaşanan bu ve benzeri sahtekârlıklar ne ilk, ne de son olacaktır.

Bu konu ile yazdığım birçok yazımda defalarca sorduğum bir sorum var hala cevabını alamadım.

Ey Halkım; Dünyanın en pahalı etini, sütünü, benzinini, doğalgazını kullanıyor, alabildiğin hemen her şeye dünyanın en yüksek vergisini ödeyerek sahip oluyorsun da nasıl oluyor da dünyanın en ucuz ilacını alabiliyorsun bu sana mantıklı ve gerçekçi geliyor mu?

Son olarak bilinmesini istiyoruz ki bizler; Bu gibi olaylarda “Nasıl olsa ölecekler boş ver” diyenler kadar, “Nasıl olsa oy verecekler boş ver” diyenlerin de hatalı olduğu kanaatindeyiz.

AHMET BERHAN YILMAZ