- Kadıköy Gazetesi - https://kadikoygazetesi.com -

” Kadının Adı programında kadınlarımızı konuştuk”

Tr1 TV ekranlarında; Kadının Adı programında kadınlarımızı konuştuk.

İki kelimenin belini kırmak diye bir deyim vardır, biz bu programda iki değil bir çok kelimelerin belini kırdık…

Önemli bir konu için bir araya gelmiştik.

Önemli konuklarla birlikteydim.

İşini iyi bilen bir programcıyla…

 

Yani; güzel bir programda konuktum.

Özge Yalçınkaya sunucumuzdu…

 

Ben televizyonlara gittiğimde ilk elektriği nasıl alıyorsam öylede veda ediyorum. Eğer gülen gözler sizi karşılıyorsa ne mutlu, program artı ile başlıyor demektir.

Benim başarılı dostum, kıymetli yapımcım Gülay yoktu. Özge karşıladı bizi, sıcacık tebessümü, gülen gözleri ile…

 

Sonra konuklarımız geldi.

Gizem kaynarca – yaşam koçu olarak programa katıldı,

Niyazi Gezer –  Öğretim görevlisi, oyuncu, yönetmen ve yazar olarak orada bulundu.

Serhat Atalay- Oyuncu olarak katılmıştı.

 

Konumuz Töreydi ve kadının töre ile şekillenmesi, cezalandırılması, yaşamını sürdürmek için mücadelesi, güçlükleri, savaşıydı.

 

Özge Yalçınkaya’nın; sorularına cevap vermek hepimizde ciddi istek halindeydi.

Konu önemli, konu detaylı, konu içimizi yakan, acıtan ağlatan olunca söyleyecekte çok söz vardı…

 

Telefonlar geldi.

Biz kadın programı yapıyorduk oysa arayanlar çoğunlukta erkekti.

Dertli erkeklerdi.

Kadınlardan yana gülmeyenlerdi.

 

Adaletsizliklerden söz ettiğimiz kadar, aile yapısından ve çocuk eğitiminden! Her tür eğitimin faydalarından da…

 

Bizler uzunca konuştuk.

Bizler bildiklerimizi, gördüklerimizi, edinimlerimizi aktarmaya çalıştık.

Konuklar kendi aralarında da ahengi yakalayanca bence programın ne kadar çabuk tükendiği fark edilmedi…

 

İyimi oldu bence çok iyi oldu.

 

Yönetmenimiz telefonların santralı kilitlediğini söylediğinde böyle konuların sıkça yapılmasında yarar olduğunu hep birlikte tekrarladık.

 

Kadın sorunları o kadar çok ki.

Elbette bir değil bir çok programlara konu olmalı.

Elbette az bir faydanın ne kadar çok yararı olduğunun bilincindeyiz.

Bir deniz halkasının büyüdüğünde umman olduğunu da biliyoruz.

 

Bu tür fırsatları değerlendirmekte yarar olduğunu vurguladık.

Töre cinayetlerine olduğu kadar diğer kadına yönelik şiddete de duyarsız kalmamamız gerektiğini anlattık.

 

Ne yapabilirsek!

Karınca kararınca…

Fakat mutlaka.

 

Bir başka programda onlarla olacağım.

 

 

Nazan Şara Şatana