
Komşu daire 40 binden kiralandı, sen 25 ödüyorsun. Ekim’den itibaren 37.500 yatır, yoksa çıkmanı isteyeceğim.
Av. Mete ÇELİK kanuyla alakalı yaptığı değerlendirme de; Kontratı ekimde yenilenen pek çok kiracının telefonuna, TÜİK’in eylül enflasyonunu açıkladığı 5 Ekim’den sonra buna benzer bir mesaj düştü. Ev sahibi çoğu zaman yanlış bir şey söylemiyor: semtteki kiralar gerçekten o seviyeye çıkmış olabilir. Ama hukuken istediği şey, kiracının ödemek zorunda olduğu bir rakam değil.

Tavan nasıl belirleniyor?
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesine göre konut ve çatılı işyeri kiralarında, yenilenen kira döneminde uygulanacak artış, bir önceki kira yılındaki TÜFE’nin on iki aylık ortalamasını geçemez. TÜİK 5 Ekim 2026’da eylül verilerini açıkladı; buna göre Ekim 2026’da yenilenen sözleşmeler için on iki aylık ortalama, dolayısıyla tavan yüzde 31,49.
Rakamla anlatmak daha kolay:
| Mevcut kira | Ekim 2026’da en fazla ulaşabileceği tutar |
| 18.000 TL | 23.668,20 TL |
| 25.000 TL | 32.872,50 TL |
Örnekteki ev sahibinin istediği 37.500 TL, bu sınırın yaklaşık 4.600 TL üzerinde. Kendi kiranız için hesabı kira artışı hesaplama aracıyla birkaç saniyede yapabilirsiniz.
Burada sık karıştırılan iki ayrıntı var. Birincisi, sözleşmede “her yıl yüzde 50 artış yapılır” gibi bir hüküm olsa bile, tavanı aşan kısım geçerli değildir; artış yasal sınıra çekilir. İkincisi, tavan bir tavan olarak kalır, otomatik zam değildir. Sözleşmede artış kararlaştırılmamışsa ve taraflar anlaşamıyorsa, hâkim yine bu oranı aşmamak kaydıyla hakkaniyete göre karar verir.
“Çık” demek bu kadar kolay mı?
Ev sahiplerinin en sık başvurduğu koz bu. Ama belirli süreli konut kira sözleşmelerinde, kiracı sözleşme bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar. Ev sahibi, sözleşmenin bitmesi gerekçesiyle tahliye isteyemez. Kiraya veren açısından gerekçesiz fesih ancak on yıllık uzama süresinin dolmasından sonra mümkün olur. Bu sürenin nasıl hesaplandığını kontratı biten kiracının evden çıkarılması yazımda ayrıntılı anlattım.
Elbette kanunun tanıdığı tahliye sebepleri de var: ev sahibinin ya da yakınının konut ihtiyacı, esaslı onarım veya yeniden inşa, yazılı tahliye taahhüdü, bir kira yılı içinde iki haklı ihtar gibi. Ancak bunların her biri ayrı koşullara bağlı ve “yüksek kira istiyorum” bunlardan biri değil. Konut ihtiyacı iddiasıyla tahliye edilen yerin, haklı sebep olmadıkça üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralanamayacağını da hatırlatmak isterim.
Fazla ödemeye “tamam” demenin bedeli
Pek çok kiracı, ev sahibiyle arayı bozmamak için yüksek rakama razı oluyor. Bu kişisel bir tercih. Ancak bilmeniz gereken şu: yasal sınırın üzerindeki kısmı ödemediğiniz için temerrüde düşmüş sayılmazsınız. Ev sahibi tavanı aşan tutar için ihtar çekse bile, bu ihtar tahliye sebebi oluşturacak bir temerrüt doğurmaz. Kiranın kanuni sınır içindeki kısmını düzenli ve banka üzerinden, açıklamalı olarak ödemeye devam etmek en güvenli yol.
Böyle bir mesaj alan kiracıya önerim, ev sahibine kısa ve nazik bir yazılı yanıt vermesi: yasal tavanı, yeni tutarı ve ödemenin bu tutar üzerinden yapılacağını belirten bir mesaj. Ardından ödemeyi tam o rakamla, “Ekim 2026 kira bedeli” açıklamasıyla yatırmak. Çoğu ev sahibi, kiracının sınırı bildiğini görünce konuyu kapatıyor.
Beş yıl dolduysa tablo değişiyor
Tavanın kiracıyı koruduğu yer burada bitiyor. Kira ilişkisi beş yılı doldurmuşsa, ya da beş yıldan uzun süreli sözleşmelerde her beş yılda bir, yeni dönemin kirası hâkim tarafından emsal kiralara, rayice ve hakkaniyete göre belirlenir. Ev sahibinin piyasa rayicine çekilmek istediği bir kira için doğru yol mesaj atmak değil, kira tespit davası açmaktır. Dava yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce açılmışsa ya da ev sahibi bu süre içinde kiracıya yazılı olarak kirayı artıracağını bildirmişse, belirlenen kira yeni dönemin başından itibaren geçerli olur (TBK m.345).
Yani “piyasa böyle” sözü, beş yılını doldurmuş bir kira ilişkisi için hukuken anlamlı olabilir. İkinci yılındaki bir kiracı için değil.
Kısa bir kontrol listesi
Av. Mete Çelik, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Bakırköy merkezli çalışmaktadır; kira, icra ve aile hukuku alanlarında danışmanlık vermektedir.