
Metropol kentlerin hızlı temposu, insanları birbirine yakın ama aynı zamanda uzak hale getiriyor. Aynı apartmanda oturan komşular, çoğu zaman birbirinin adını bile bilmiyor. Oysa geçmişte mahalle kültürü, güvenin ve dayanışmanın en güçlü sembolüydü.

Bugün şehir hayatında en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri, yeniden komşuluk bağlarını hatırlamak. Çünkü komşuluk sadece selam vermek değil; zor günde kapısını çalabileceğin, iyi günde sevincini paylaşabileceğin bir bağdır.
Modern yaşamın getirdiği yalnızlık, ancak bu küçük ama değerli ilişkilerle aşılabilir. Komşuluk, bir şehrin ruhunu canlı tutar. Beton binalar arasında kaybolan sıcaklığı geri getirir.
Sevgili Okurlarım
Unutmayalım: Büyük şehirlerde küçük selamlar, en büyük dostlukların başlangıcı olabilir.
Neşat YALÇIN Nasifoğulları Kadıköy İstanbul