
Boyun fıtığı (servikal disk hernisi), günümüzde masa başı çalışma düzeni ve mobil cihaz kullanımının artmasıyla en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri haline geldi. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Maltepe Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Op. Dr. Caner Sarıkaya, boyun fıtıklarının büyük bir kısmının cerrahi dışı yöntemlerle iyileşebildiğini ancak belirli aşamalarda ameliyatın kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.

Peki, hangi noktada ameliyat bir seçenekten ziyade bir zorunluluk haline gelir? İşte Op. Dr. Caner Sarıkaya’nın rehberliğinde, boyun fıtığında ameliyatı gerektirebilecek 5 temel durum:
Boyun fıtığında en kritik alarm sinyali kas gücü kaybıdır. Eğer fıtıklaşan disk, sinir köklerine o kadar şiddetli baskı yapıyorsa ki; elinizde bir bardağı tutmakta zorlanıyor veya kolunuzu yukarı kaldırmakta güçlük çekiyorsanız, bu durum sinirin ciddi hasar gördüğünü gösterir. Kaslardaki erime (atrofi) başlamadan önce siniri özgürleştirmek cerrahi olarak önceliklidir.
Ameliyat kararı genellikle 6 ila 8 haftalık bir süreçten sonra değerlendirilir. Bu süre zarfında ilaç tedavisi, fizik tedavi ve bölgesel enjeksiyonlar denenmesine rağmen ağrılarında hiçbir azalma olmayan ve yaşam kalitesi çekilmez bir noktaya gelen hastalar için cerrahi seçenek masaya yatırılır.
Bazen fıtığın boyutu küçük olsa bile, sinire yaptığı bası hastanın uykusunu ve psikolojisini bozacak kadar şiddetli olabilir. En güçlü ağrı kesicilerin bile dindiremediği, hastayı iş ve sosyal yaşamdan koparan kronik ağrılarda cerrahi müdahale tek çözüm yolu olabilir.
Fıtık doğrudan omuriliğin kendisine baskı yapıyorsa “miyelopati” tablosu gelişir. Yürürken dengesizlik, el becerilerinde ani bozulma ve idrar kaçırma gibi belirtiler bu aşamada görülür. Dr. Öğretim Üyesi Caner Sarıkaya, bu semptomlar geliştiğinde hasarın kalıcı felce dönüşmemesi için acil veya erken cerrahi müdahalenin hayati önem taşıdığını belirtmektedir.
MR görüntülerindeki fıtık seviyesi ile hastanın yaşadığı güç kaybı veya refleks kaybı tam olarak uyuşuyorsa, cerrahi başarı şansı çok yüksektir. Günümüzde uygulanan Mikrocerrahi yöntemiyle, hastalar çok küçük bir kesi üzerinden tedavi edilerek genellikle ertesi gün taburcu olabilmektedir.
Kaynak