
Modem şifresi, WPA3, misafir ağ, firmware güncellemesi ve doğru tarayıcı alışkanlıklarıyla evde güvenli bağlantı kur.
Evde internet, çoğu zaman “aç, bak, kapat” gibi yaşanıyor ama perde arkasında iş büyüdü. Para transferi, kredi kartı ödemesi, e devlet işlemleri, hatta iş hesabı derken aynı bağlantı üzerinden epey kritik şey geçiyor. Modem ayarları da ilk kurulduğu gün nasıl kaldıysa öyle kalınca, kapı kilidi eskimiş gibi oluyor.

Apartmanda sık görüyorum, akşam saatleri herkes evde, aynı anda üç dört cihaz video açıyor, bir yandan da telefondan gündeme bakılıyor. Tam o sırada biri bankaya giriyor, diğeri çocuğun tabletini ağa bağlıyor. Böyle olunca küçük bir açık, yani zayıf şifre ya da güncellenmemiş modem, gereksiz yere büyüyebiliyor.
Sen de muhtemelen benzer bir rutin yaşıyorsun, bir sekmede Kastamonu Haber sayfası açıkken diğer sekmede internet bankacılığına geçmek gün içinde çok normal. Bu yazıdaki amaç, o günlük rutini bozmadan ağı güçlendirmek. O yüzden başlık başlık gideceğiz, her bölümde neyi açacağını, neyi kapatacağını net söyleyeceğim.
Modemin yönetim paneline girilen kullanıcı adı ve şifre, ev ağının direksiyonudur. Bazı modemler hâlâ fabrika çıkışı bilgilerle çalışıyor, bu yüzden ilk iş yönetici şifresini değiştirmek. Burada “kolay olsun” diye kısa parola seçmek çoğu evde yapılan hata, o yüzden en az 12 14 karakter civarında, tahmin edilemeyen bir parola seçmek daha doğru.
WiFi şifrenle modem yönetici şifresi aynı olmasın. Çünkü bir yerde parola sızarsa diğer yer de tehlikeye girer, böyle olunca tek hata iki kapıyı birden açar. Parola yöneticisi kullanıyorsan bu işleri çok rahat toplarsın, kullanmıyorsan bile parolayı bir not defterinde saklamak, her yere aynı parolayı yazmaktan iyidir.
Bir de uzaktan yönetim ayarı var. “Dışarıdan modeme gir” gibi bir seçenek açık kaldıysa, internet üzerinden deneme ihtimali artar, bu yüzden ihtiyacın yoksa kapat. İhtiyacın varsa da sadece gereken süre açık tutmak iş görür, böyle olunca konforu alıp riski küçültmüş olursun.
Ev ağında en büyük farkı şifreleme modu yaratır. Modemin destekliyorsa WPA3 kullanmak mantıklı, çünkü daha yeni bir standart ve parola tahmin işini zorlaştıran bir el sıkışma yöntemiyle geliyor. Bu yüzden “şifre bende, tamam” rahatlığı yerine “şifreleme de güçlü olsun” yaklaşımı daha güvenli.
Evde eski cihazlar varsa WPA3 tek başına seçildiğinde bağlantı sorunu yaşanabilir. Böyle olunca “WPA2 WPA3 karma” gibi bir seçenek iş görür, yeni cihazlar güçlü modla bağlanır, eski cihazlar da kopmaz. WPA3 yoksa WPA2 tarafında AES seçeneğini seçmek iyi olur, eski şifreleme türlerine düşmemek lazım.
Şifreleme doğru olunca WiFi parolasının etkisi artar. Bu yüzden önce modu düzelt, sonra parolayı güçlendir, böyle olunca iki katman birlikte çalışır.
WiFi parolasını kısa seçmek, apartman kapısını aralık bırakmak gibi. O yüzden doğum yılı, plaka, takım adı gibi tahmin edilebilir şeylerden uzak dur. Uzun, rastgele, tekrar etmeyen bir parola seç, böyle olunca deneme yanılma işi zorlaşır.
Ağ adı yani SSID kısmında da kişisel bilgi kullanmamak iyi bir alışkanlık. Soyad, daire numarası, sokak adı gibi şeyler dışarıdan bakana ipucu verir, bu yüzden nötr bir isim daha iyi. SSID gizlemek tek başına koruma sağlamaz, o yüzden asıl enerjiyi şifreleme ve parolaya ver.
Modem arayüzünde “bağlı cihazlar” bölümü varsa ara sıra bak. Tanımadığın bir cihaz görürsen önce WiFi şifresini değiştir, sonra o cihazı engelle. Bu yüzden küçük bir kontrol, büyük bir rahatlığa döner.
Misafir ağ, evde düzen kurmanın en pratik yolu. Misafir ağı açınca, ana ağındaki cihazlarla misafirlerin cihazları birbirine karışmaz, böyle olunca riskin ev içinde yayılması zorlaşır. Misafir geldiğinde “ana şifreyi ver” derdi de kalmaz, bu yüzden günlük kullanım da rahatlar.
Akıllı TV, kamera, robot süpürge gibi cihazları da misafir ağına almak iyi bir fikir olabilir. Bu cihazlar bazen güncellemeyi geç alır, bazen de ayar menüsü kısıtlı olur, o yüzden onları bankaya girdiğin bilgisayardan ayırmak mantıklı. Böyle olunca bankacılık yaptığın cihaz, daha temiz bir alanda kalır.
Misafir ağında “yerel ağa erişim kapalı” gibi bir seçenek görürsen aç. Bu sayede misafir cihazlar sadece internete çıkar, evdeki paylaşımlara yaklaşamaz, bu yüzden ayrım gerçekten çalışır.
Telefon güncelleniyor, bilgisayar güncelleniyor ama modem unutuluyor. Oysa modem internete açık bir cihaz, üreticiler de zaman zaman güvenlik yamaları çıkarıyor. Bu yüzden modem arayüzünde “güncelleme” kısmına ayda bir bakmak iyi olur.
Otomatik güncelleme seçeneği varsa aç. Çünkü insan unutuyor, böyle olunca cihaz aylarca eski sürümde kalıyor. Güncelleme yaptıktan sonra WiFi şifreleme modu, misafir ağ, WPS gibi ayarların yerinde durduğunu da kontrol et, bazı modellerde ayarlar değişebiliyor.
Güncelleme işini erteledikçe birikir. Bu yüzden kısa bir kontrolü rutin yaparsan, ileride “keşke” demek zorunda kalmazsın.
WPS, cihaz bağlamayı kolaylaştırır ama bazı yöntemleri kötüye kullanılabildiği için sürekli açık kalması iyi değil. O yüzden WPS kapalı dursun, yeni bir cihaz eklemen gerekiyorsa aç, iş bitince kapat. Böyle olunca kolaylık var ama kapı açık kalmıyor.
UPnP ise bazı oyunlar ve uygulamalar için pratik, çünkü otomatik port açabiliyor. Sorun şu, otomatik açılan kapılar bazen gereksiz kalıyor, bu yüzden ihtiyacın yoksa kapalı tut. İhtiyacın varsa da “neyi çözmek için açtım” diye not al, böyle olunca ayar unutmaktan doğan risk azalır.
Modemde misafir ağın varken WPS ve UPnP gibi seçenekleri kapalı tutmak çoğu ev için yeterli olur. Bu yüzden önce temeli güçlendir, sonra gerekli özellikleri kontrollü aç.
Modem ayarlarını düzeltmek işi yarıya getirir, kalan yarı kullanım alışkanlığı. Bankanın adresini arama sonuçlarından seçmek yerine adres çubuğuna yazmak ya da yer iminden açmak daha güvenli. Çünkü sahte sayfalar benzer görünebiliyor, bu yüzden doğru adrese gitme alışkanlığı çok işe yarar.
İki aşamalı doğrulama, uygulama içi onay, bildirim onayı gibi seçenekler varsa aç. Parola tek başına yetmeyebiliyor, böyle olunca ikinci adım devreye girince hesap ele geçirmek zorlaşıyor. İşin bitince oturumu kapat, özellikle ortak bilgisayarda bu adım altın değerinde.
Tarayıcı eklentilerini de gereksiz şişirme. Bazı eklentiler veri toplayabiliyor, o yüzden bankacılık için kullandığın tarayıcıyı daha sade tut. Böyle olunca hem hız artar hem de sürpriz azalır.
Bazen “IP sabit olsun, daha güvenli olur” cümlesi duyulur. Bazı sistemlerde belirli bir IP’den erişimi sınırlamak işe yarayabilir ama her ev için şart değil. Eğer bu konu ilgini çekiyorsa, ayarlara dalmadan önce statik IP adresi nedir sayfasındaki detayları incelemek faydalı olabilir, böyle olunca IP’nin neyi çözdüğünü, neyi çözmediğini daha net tartarsın.
Statik IP, bağlantının genelde aynı dış adresle internete çıkmasıdır. Bu, uzaktan erişim, kamera izleme, ofise güvenli bağlanma gibi senaryolarda planlamayı kolaylaştırabilir, ama tek başına güvenlik kalkanı değildir. Bu yüzden IP tarafını, güçlü WiFi şifreleme, güncel modem ve iki aşamalı doğrulama ile birlikte düşünmek daha doğru.
İnternet sağlayıcının verdiği paket, IP’nin sabit mi değişken mi olacağını etkiler. Böyle olunca “bende niye değişiyor” sorusu da açıklığa kavuşur, o yüzden önce sağlayıcı tarafını öğrenmek, sonra ayar yapmak daha temizdir.
Haftada bir bağlı cihaz listesine bak, tanımadığın bir cihaz görürsen WiFi şifresini değiştir. Ayda bir modem güncellemesini kontrol et, WPS ve UPnP kapalı mı diye göz at. Banka işin bittiğinde oturumu kapat, bu yüzden “açık kaldı mı” stresi yaşamazsın.
Bu kontroller ağır değil, ama düzenli olunca etkisi büyüyor. Böyle olunca evde bankaya girerken de, gündemi okurken de daha rahat olursun, çünkü temel kapılar sıkı durur.