
Yargıtay, bir başkasına ait cep telefonu numarasını rızası olmadan paylaşan sanık hakkında verilen hapis cezasını onayladı. Karar, kişisel verilerin korunması açısından emsal niteliği taşıyor.
Günlük hayatta sıradan görülebilecek bir davranış, yüksek yargının önüne taşınan dosyayla birlikte ciddi bir suç olarak değerlendirildi. Yargıtay, başka bir kişiye ait cep telefonu numarasının izinsiz şekilde üçüncü kişilere verilmesini “kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması” kapsamında değerlendirerek, yerel mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararını hukuka uygun buldu.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre olay, bir iş yerinde yapılan alışveriş sırasında meydana geldi. Ödemeyi sonrasında yapacağını söyleyen müşteri, iletişim bilgisi istenmesi üzerine kendi cep telefonu numarasını paylaşmak istemedi. Bunun yerine, aralarında husumet bulunan başka bir kişiye ait numarayı iş yeri sahibine verdi.
Paylaşılan numaranın sahibi olan kişi, durumdan habersiz olduğunu ve iletişim bilgisinin kullanılmasına herhangi bir onay vermediğini belirtti. Yaşanan gelişmenin ardından konu yargıya taşındı ve olayın kişisel verilerin korunması kapsamında değerlendirilmesi istendi.
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, sanığın eyleminin yalnızca gerçeğe aykırı bir beyandan ibaret olmadığına hükmetti. Başkasına ait cep telefonu numarasının, sahibinin bilgisi ve izni olmaksızın paylaşılmasının, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümleri ihlal ettiği değerlendirildi ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildi.
Kararın temyize taşınması üzerine dosyayı ele alan Yargıtay, cep telefonu numaralarının doğrudan kişisel veri niteliği taşıdığına dikkat çekti. Yüksek Mahkeme, bu tür bilgilerin izinsiz paylaşılmasının cezai sorumluluk doğurduğunu vurgulayarak, yerel mahkemenin verdiği cezayı onadı.
Uzmanlar, kararın kişisel verilerin korunması konusunda önemli bir sınır çizdiğini ve benzer durumlar için emsal teşkil edeceğini belirtiyor. Kararla birlikte, cep telefonu numarası gibi iletişim bilgilerinin rıza olmaksızın paylaşılmasının ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceği bir kez daha ortaya konmuş oldu.
Kaynak: Haber Merkezi