MENÜ ☰
Volimax
Pilot Garage Kartal
Kadıköy Gazetesi » Yazarlar » Bir anma töreni nasıl olmalı?
M. Nazım TELLİ
Bir anma töreni nasıl olmalı?


Bir yakınınızın ölüm yıldönümünü nasıl anarsınız? Bir dernek ya da bir siyasi parti vefat etmiş bir mensubunu nasıl anar?

Halkın tercihi mevlittir. Birkaç gün öncesinden başlayan hazırlıklarda, önce program belirlenir. Kimler çağırılacak? Ne ikram edilecek? Hoca kim? Sonra iş bölümü yapılır. Davetiyeleri kim dağıtacak? Hocayı kim getirip, götürecek? Yemekleri kim pişirecek? Kim servis yapacak? Getir götür işleri ile kim ilgilenecek? Ses düzeni, elektrik kesintisi, hava durumu, hocanın gelmemesi gibi olası aksiliklerde ne yapacağız?

Peki ya bir dernek veya bir siyasi parti, bir anma programı yaparsa o program, nasıl olur?

Kimi anarsak analım, program; saygı ve sevgi üzerine kurulmalıdır. Kişiye, ailesine ve izleyicilere saygı programın her noktasında hissedilmeli. Merhumu güzel işleri ve hayır dualarla anmalıyız. Organizasyonsa ekip işidir. Yapılacak ilk iş, bu ekibi kurmaktır. Ekipte organizasyon bilgi ve tecrübesi, anılacak kişinin yakını, gerekli dini bilgiye sahip biri ile ekibi sevk ve idare edecek bir yönetici olmalıdır.

İkinci iş, bütçedir. Bu program için ne kadar para harcayabiliriz? Bu parayı nasıl değerlendirmeliyiz? Üçüncü iş ise yapılacak programın mahiyetidir. Nerede yapacağız? Kimler davet edilecek? Bu daveti nasıl yapacağız? Konuşmacılar, hoca kim olacak? Bir slâyt hazırlayacak mıyız? Pankart hazırlanması, poster ve el ilanı bastırılması, gün ve saat tespiti, araba ayarlanması, ikram, gülsuyu ve mevlit şekeri gibi konular tek tek ele alınmalıdır. 

Ses düzeni, elektrik kesintisi, hava durumu, konuşmacı veya hocanın gelmemesi gibi olası aksilikler için alternatif çözümler mutlaka düşünülmelidir.

Şehrin önemli merkezlerine pankart asılmalı. Pankartta kimi, nerede ve ne zaman anılacağı belirtilmeli. Program hakkında kısa bir bilgi yar almalıdır. Kahvehane, berber, muayenene hane gibi toplumun yoğun olarak bulunduğu mekânlara poster asılmalı, el ilanı konmalı, mekân sahiplerine davetiye verilmeli. Gazetecilerle basın toplantısı yapıp, ilan vermelisiniz.

Anma günü mümkünse genel programdan ayrı fakat bütünlüğü bozmayacak şekilde mezarlıktan başlamalı. Salonda devam etmeli. Salon, dış kapıdan sahneye kadar anılacak kişinin fotoğrafları ve sözleri ile süslenmeli. Bayrak, flama ve gül salonda yer almalı.

Ve mutlaka program ilan edilen saatte başlamalı. Kaymakam, belediye başkanı, parti başkanı beklemeyerek, zamanında gelenlere eziyet edilmemeli. Misafirler salon girişinde karşılanmalı, içeri giren herkese gülsuyu ikram edilip, program metni, merhumun özgeçmişi ve fotoğrafı verilmeli. Slâyt gösterisi ve konuşmalar dinleyicileri sıkmayacak ve yormayacak kadar kısa, doyuracak kadar öz olmalı. Merhum, iyi hatıralar, güzel sözler ve dualarla anılmalı. Açılının Kuran-ı Kerim tilaveti ile yapılmasına dikkat edilmeli.

Anma mevlit şekeri ikramı ile sona ermeli. Tabi tüm bunlar bizim düşüncelerimiz. Pankart asmak, afiş yapıştırmak, gazetelere ilan vermek yerine kayıtlı üyelerinize telefon mesajı çekerek de bir anma programı yapabilir, kendiniz konuşur kendiniz dinleyebilirsiniz.  

Oysa partilerin yaptığı her program, aslında o partinin bir reklamdır. Bu reklamı doğru yapansa bir adım öndedir. Önde olmakta iktidar olmak demektir.

Mustafa Telli

📆 18 Ocak 2011 Salı 17:46   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ABS Kör Kalıp
Şeref Bey Döner

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR