
Bir sabah uyanıyorsunuz. Sosyal medyada bir reklam: “Bu bitkiyle ağrılarınız son bulacak!” Altında yüzlerce yorum, mucizeler anlatılıyor. “Annem yürüyemiyordu, şimdi koşuyor.” “Tansiyonum düzeldi, doktorum bile şaşırdı.” Ve siz, bir umutla tıklıyorsunuz. Çünkü insanız. Umut etmekten başka neyimiz var?

Ama işte tam da bu umut, bazı vicdansızların ekmeğine yağ sürüyor. Adres yok, telefon yok, firma bilgisi yok. Sadece bir sipariş formu ve “kapıda ödeme” seçeneği. Kargo geliyor, kutuyu açıyorsunuz: İçinden ne çıktığı belli değil. Ne ambalaj var, ne prospektüs. İade etmek isteseniz, muhatap yok. Kargo firması da “biz sadece taşırız” diyor. Oysa taşıdığı şey sadece bir paket değil; bir aldatmacanın son halkası.
Bu sahte ürünlerin hedefinde çoğu zaman yaşlılar, kronik hastalar, çaresiz kalanlar var. Yani en savunmasız hâlimizle yakalanıyoruz bu tuzaklara. Sağlık gibi kutsal bir alan, bu kadar kolay istismar edilmemeli.
Devletin Görevi, Kargonun Sorumluluğu
Bu noktada devletin denetleyici gücü devreye girmeli. Vergi numarası, açık adresi ve sabit telefonu olmayan kişi ya da firmaların internetten satış yapmasına izin verilmemeli. Bu bilgiler olmadan ürün taşıyan kargo firmaları da bu suça ortak olur. Çünkü taşıdıkları şey sadece bir koli değil; bir dolandırıcılık zincirinin halkasıdır. Bu zinciri kırmak için devletin denetim mekanizmalarını güçlendirmesi, kargo şirketlerinin ise sorumluluk alması şarttır.
İnançla Aldatılmak
Bu ürünlerin hedefinde çoğu zaman sağlık sorunlarına çare arayan, çaresizlik içinde umut ışığı arayan insanlar var. Yani en savunmasız hâlimizle yakalanıyoruz bu tuzaklara. Oysa sağlık, deneme tahtası değildir. Hele ki internetin karanlık köşelerinde satılan, içeriği belirsiz ürünlerle asla…
Ne Yapmalı?
Satın almadan önce ürünün üreticisini, adresini, iletişim bilgilerini mutlaka kontrol et.
Sağlıkla ilgili her iddiayı sorgula. “Mucize” kelimesi varsa, dikkat! Kargo firmalarının da bu konuda daha sorumlu davranması, sahte satıcılarla işbirliği yapmaması gerekiyor. Devlet kurumlarının denetimlerini artırması, vatandaşın yanında durması şart.
Bu yazı bir uyarı değil sadece; bir çağrıdır. Sağlığımızı korumak, sadece doktorlara değil, bize de düşer. Bilinçli olmak, sorgulamak, paylaşmak… Çünkü her sahte ürün, sadece cebimizi değil, bedenimizi de tehdit ediyor. Sevgili Okurlarım Çevremizde bu tür haksızlık yaşayan vatandaşlarımızı bilgi belgelerle savcılık ve emniyete gitmelerini önerin.
Neşat YALÇIN