MENÜ ☰
Volimax
Pilot Garage Kartal
Kadıköy Gazetesi » Yazarlar » Bu milletin sarhoşu…
Zinnur Kaya
Bu milletin sarhoşu…


Eskiden Erzurum’da Büyük Müftü lakabıyla bilinen Solakzade Mehmet Efendi isminde büyük bir alim varmış. Bu alim kitaplardan, ahir zamanda olacak nesil hayırlı bir nesil olmayacak minvalinde bir şeyler okuduğundan evlenmemeye karar vermiş.

Bu zat bahar aylarının başlangıcında günlerden bir gün yatsı namazından sonra vaaz verdiği yerden dönerken yolda bir adamla karşılaşır. O mevsimlerde karlar erimeye başladığından yolda tabiri caize küçük bir gölet oluşmuştur. Adam çok fazla alkol almıştır. Ayakta duramamaktadır ve alkol kokusu yanından geçeni bile sarhoş edecek seviyededir.
Ancak o sarhoş adam Solakzade Mehmet Efendiye der ki “ Ben sizi tanıdım siz büyük müftüsünüz, Büyük bir alimsiniz bu sudan geçerseniz ayakkabılarınızın içine kadar su dolar. Şimdi benim sırtıma binerseniz ben sizi karşıya geçiririm.” Alim zat bakar bu kişi kendisi ayakta duramıyor, zaten kokusu da çok fazla binmek istemez. Ancak adam ısrar eder ve yapışır bırakmaz illa sırtıma bineceksin diye. Bakar kurtuluş yok biner sırtına , sarhoş vatandaş yalpalaya yalpalaya suyun ortasına kadar getirir alim zatı ve oracıkta durur. Der ki “Sen büyük bir alimsin senin duan kabul olur şimdi ya babamın ruhuna bir fatiha okursun seni suyun karşısına kadar geçiririm ya da suya atarım.” O da fatiha’sını okur ve öylelikle suya ayakları değmeden suyun karşısına geçirilir.

Eve gidip yatağına uzandığında kendi kendine der ki “ Bu milletin sarhoşu bile alimin ilmine saygı gösteriyor ve babasına fatiha okutturmayı da unutmuyor.” Hemen ertesi gün evlenmeye karar verir ve evlenir.

İnancımız gereği her zaman alkol alınmasına elbette karşıyız, alınmamasını tavsiye eder içilmemesi konusunda insanları  ikna etmek için elimizden geleni de yaparız. Bununla birlikte biliriz ki bu milletin sarhoşu dahi iç dünyasında bir çok hassasiyeti bizimle aynı şekilde hissetmektedir. Asla onları hor görmez hakaret etmez dışlamaz ve başkalaştırmayız.

Ama bazen şüphesiz ki zamanlar ve mekanlar konuları daha hassas hale getirir. Karşı olduğumuz bira festivalinin yerine zamanına bir bakın, Eyüp Sultan sınırları içerisinde, Osmanlı’dan kalma bir mekanda, üç ayların içinde ve Ramazan ayına tam 5 gün kaldığı bir zamanda yapılacak. Ben inanıyorum ki tüm siyasi partiler gibi, bizzat alkol alan insanlarımız dahi bu festivale karşıdır ve hayır demektedir.Sadece inanmak ta değil bir çoğuyla konuşmalarımız da oldu ve aynen böyle düşündüklerini beyan ettiler.

Erdoğan 13 Şubat 2002’de partisinin Meclis Grup toplantısında ‘‘Kimseye değişmek, değişmemek hesabını vermeye Tayyip Erdoğan mecbur değil. Tayyip Erdoğan, bu haliyle milletinin karşısındadır. Diğer siyasi anlayışta ve kanaatte olanlar ne yazarlarsa yazsınlar, ne çizerlerse çizsinler’’ şeklinde karşılık verdi. Ardından “Kamusal alanlar”da içki kullanımı için bu uygulamaya başvuracaklarını, özel alanlara ise karışmayacaklarını açıklayıp, şunları söyledi:
‘‘Biz belediye başkanlığı yaptık. Dönemimizde kamusal alanda alkollü içkilere karşı önlem aldık, özel alana katiyen müdahale etmedik. Kimse bizim tek meyhane bile kapattığımızı söyleyemez… Devlet, yani baba, evlatlarını korumak için önlem almayacak mı? Sağlığa zararlı diye üzerine işaret koyacaksınız, sonra da teşvik edeceksiniz, bu ne menem bir iştir? Demişti.

Dolayısıyle Erdoğan’ın misyonunu Eyüp İlçesinde temsil iddiasında olanlar, Belediye başkanından İlçe Başkanına ve başkanlarına kadar herkes bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır. Yapmak zorundadır. Vatandaşı kale almamak elini kolunu kıpırdatmadan beklemek, mecbur kalmadıkça konuya dair bir açıklama zahmetinde bile bulunmamak kesinlikle yakışmıyor ve yakışmadı da.

Efendim burası bizim yetkimizde değil eyvallah biliyoruz yetkinizde değil ama daha iki gün önce Bilgi üniversitesiyle Eyüp Belediyesi işbirliği halinde haberleri gazetelerde yer alıyor. Zamanı gelince Belediyenin web sitesinde Bilgi üniversitesiyle ortak yapılan projeleri yayınlıyorsunuz. Mütevelli heyetinin neredeyse tamamıyla tanışıklığınız dostluğunuz var. Ne olur sanki konuşarak zamanın mekanın hassasiyetini anlatarak festivalin bira ayağını iptal ettirseniz, konserlere ayırdığınız zaman kadar zamanınızı da bir defa bu iş için ayırsanız kıyamet mi kopar.

Yetkiniz olmadığı halde Eyüp Sultan camii önündeki filistin çadırını yıkmaya gücünüz yetiyor da bu festivali yapanları kararlarından döndürmeye mi gücünüz yetmiyor?

Konu Sadece Belediye meselesi de değil, Ben beklerdim ki biz kampanyayı başlatalı nerdeyse iki hafta geçti, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Ak Parti, MHP,HAS Parti ve hatta CHP İlçe başkanlıkları konuya dair hiç olmazsa iki satır bir basın açıklaması yapsın. Hatta mümkünse, İlçenin tüm Siyasi Partileri müşterek bir basın açıklaması yayınlasın, hadi o olmadı hiç olmazsa Gençlik kolları hiçbir nümayiş ve olaya meydan vermeksizin gitsin birer siyah çelenk koysun olay yerine , o da olmadı hiç olmazsa dün gazetemizin twitterde yaptığı atraksiyondan önce , sosyal paylaşım sitelerinde bu konudaki hassasiyetlerini yüksek perdeden göstersinler. Maalesef bu konularda çok geç kalındı.

Bir çok insan istediği halde İlçe Başkanım ya da bi başka üst düzey yetkili kızar mı diye çekinerek tepkisini koymadı geç kaldı. Ama biz biliyoruz ki “Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır.” Siyaset sadece bir araçtır amaç değildir. Asıl memnun edilmesi gereken makam geçici ömre sahip makam sahipleri değil Allah’tır. Eğer o seviyor ve memnun kalıyorsa tüm kainat karşınızda olsa size kızsa ne yazar. Eğer o sevmiyor ve memnun kalmıyorsa tüm kainat size methiyeler düzse dünyayı önünüze serse ne  yazar. Sonunda ölmeyecekmiyiz. İster Cumhurbaşkanı olun, ister ilçe başkanı ,belediye başkanı ya da ne başkanı olursanız olun. Şöyle bi dönün bakın bakalım mezarlıklarda nice kudretli padişahlar,paşalar yatıyor.

Ama maalesef o da olmadı düne kadar. Neyse ki şimdi Tüm Türkiye ile birlikte onlarda da bir hareketlenme kıpırdama oluştu. Dün hepsi katkılarını bir şekilde gösterdiler.
Bundan sonrası için bir takım gruplar Sosyal paylaşım sitelerinde nümayiş’ten tam da Cumartesi günü festivalin başlama saatinde siyah çelenk koyma ya da basın açıklaması yapma gibi programlardan bahsetmeye, hata insanları oraya davet etmeye başladılar. Bana göre kesinlikle festival günü oraya gitmenin ve orada basın açıklaması yapmanın hiçbir anlamı yoktur. Provakasyona çok açık bir eylem olur bu. İnsanların duygularını suiistimal etmek isyen görünmez eller işin içine girer. Allah korusun Sıvas benzeri olaylar meydana getirtilir. Festivale katılan ve özünde masum olan bir çok kişinin canı yanar, Eyüp Sultan’ın ismi karalanır, bir çok kişi hürriyetinden mahrum kalır.Cezaevlerine alınırlar. Eğer illa çelenk koymak basın toplantısı yapmak istiyorlarsa bunu hafta içi olmadı en geç Cuma günü yapmaları gerekir. Amaç üzüm yemek olmalıdır asla bağcıyı dövmek olmamalıdır.
Antalya’da Üniversitede böyle bir organizasyon olduğunda ses çıkarmayan hiçbir devlet büyüğü kalmadı. Olay olduktan sonra konuşmaktansa tüm resmi ve mülki erkanı daha bugünden konuşmaya ve gerekli tedbiri almaya davet ediyorum.
Velhasılı Kelam Dindar nesil diye bir derdi varsa birilerinin atılacak en önemli adımlardan birisi bu nesli üniversite kampüslerinde toplu alkol ayinlerinden kurtarmaktır öncelikle diyorum. Aslında çok daha sert üslupla bir yazı hazırlamıştım ve geçen yazımın son paragrafında da yöneticilerden bir ses çıkmazsa bu konuyu işleyeceğimi anlatmıştım.Ancak Cılız da olsa sayın Kavuncu’dan bir ses çıktığı için şidilik bu kadarla kifayet ediyorum.
Selam ve Dua ile..

📆 10 Temmuz 2012 Salı 17:07   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ABS Kör Kalıp
Şeref Bey Döner

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR