MENÜ ☰
Volimax
Pilot Garage Kartal
Kadıköy Gazetesi » Flaş, Genel, Toplum » Pargalı İbrahim Paşa – Sarayı
Pargalı İbrahim Paşa – Sarayı


Makbul İbrahim Paşa,

Frenk İbrahim Paşa,

Maktul İbrahim Paşa

Pargalı’nın sarayını gezmek tuhaf geldi bana!

Muhteşem Yüzyıl dizisinden önce, Pargalı’nın sarayını – yeni hali ile

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ni gezmiş olsaydım yine bu duygularımı duyardım! Sanmıyorum…

7 sanat Sinema, neden çok önemlidir. Neden sinema sanat olarak belirlenmiş ve 7 sanat olarak kabul edilmiş. Bunu bilmek anlamak için tabiki filozof olmaya gerek yok.

Dizilerde sinema yerine geçtiğinden rahatlıkla söyleyebiliyorum. Görsel sanat cidden çok önemli…

Dün Pargalı’nın sarayını, ya da müzeyi gezerken aklım ve arkadaşlarımında aklı hep Osmanlı’daydı ve Pargalı’ydı konu başlığımız…

 

 

 

Binanın şeklini inceledik, yaşanmışlıkların nasıl olduğunu konuştuk.

Müzede gördüklerimizi acaba tam anlamı ile içimize sinerek inceledik mi?

Hatırladığım;

Arkadaşlarımızla sadece Pargalı’dan, Hatice Sultandan, Kanuni Sultan Sülayman’dan, Hürrem Sultan’dan çok yakından tanıdığımız, sanki her gün birarada olduğumuz insanların evlerini, yaşamlarını merak edip inceliyor gibi incelediğimiz!

Bununla da yetinmeyip, uzun uzadıya yorum yapmış olmamız!

Saray gerçekten enteresan!

Beni bir hayli şaşırttı.

O dönemde bu kadar büyük bir sarayın yapılmış olması haliyle düşündürücü!

O zaman anlıyorsunuz ki Pargalı Damat İbrahim Paşa, çok önemli biriymiş, Kanuni Sultan Süleyman onu çok sevmiş ve Padişahın kızkardeşi Hatice Sultan, hanedanda bir hayli önemliymiş!

 

Bunları tarih kitaplarından ne kadar biliyorduk tartışılır.

Bir belgesel niteliğinde olmasa bile dizi bizlere yaşamlarımıza, görsel dünyamıza, tarih bilgilerimize çok şey kattı.

Hangisi doğru, hangisi yanlış!

Bulmak için bire bir incelemeye başladık.

Pargalı Damat İbrahim Paşanın Sultanahmet Meydanı’ndaki Sarayı daha önce At Meydanı Sarayı olarak bilenen bir yermiş. Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan ile evlendikten sonra onlara hediye edilmiş.

Sarayla ilgili resmi bilgi:

16. Yüzyıl Osmanlı sivil mimari örneklerinin en önemlilerinden olan İbrahim Paşa Sarayı, Roma Dönemine uzanan tarihi hipodrum’un kademeleri üzerinde yükselir.

18 yy. Osmanlı Tarihçisi Solakzade’ye göre sarayın yapım tarihi tam olarak bilinmemekle beraber II. Bayezid dönemine denk gelir.

(14811512).

Kanuni zamanında 1521‘de tamirat gördüğü de bilinmektedir.

Tarihin Topkapı Sarayı’ndan daha büyük ve görkemli olduğunu yazdığı İbrahim Paşa Sarayı, pek çok düğün, şenlik ve kutlamanın yanı sıra, karışık dönemler ve isyanlara da sahne olmuş, İbrahim Paşa’nın 1536‘da boğdurulmasından sonra da aynı adla anılmış, başka sadrazamlarca da kullanılmış, kışla, elçilik sarayı, defterhane, mehterhane, dikimevi ve cezaevi gibi işlevler yüklenmiştir…(alıntı)

Bu kadar büyüklükteki sarayı gezince ünlü bir söz geldi aklıma.

Neydim demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin.

Düşünün böyle bir sarayda oturuyorsun, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızkardeşi ile evlisin, sadrazamsın…

Daha ne olsun?

Hata yapmamaya dikkat edeceksin.

Allah insanı gördüğünden etmesin! Ne kadar güzel sözler bunlar. Bütün bunlardan sonra, boğdurularak, bunları verenler ya da veren!

Seni bu mevkilere kadar çıkartan!

Bu büyük sarayı hediye eden!

Sultan tarafından boğdurularak öldürülüyorsun.

Yazık.

Tamah etmeyeceksin, aç gözlü olmayacaksın. Adil olup adeletli olacaksın.

Düşünün bir dizinin size aktardıklarının arasından kıssadan hisse neler çıkıyor…

Ya da bir çeşit düz mantık!

Bahçeyi gezdik, büyük salonu gezdik, koridorlarından yürüdük, odalarına baktık.

Sergilenen eserleri inceledik.

Hep onlardan söz ettik.

Devamlı Pargalı’yı konuştuk.

Üstelik hepimiz birbirimize tarihle ilgili, Osmanlı ile ilgili bildiklerimizi anlatma yarışına girdik.

Bu da bir şey değilmidir?

Hatta çok şeydir…

Nazan Şara Şatana

 

 

 

Pargalı İbrahim Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Frenk İbrahim Paşa ya da öldürüldükten sonraki ünvanıyla Maktul İbrahim Paşa

(1493, Parga – 15 Mart 1536, İstanbul)

 

I. Süleyman saltanatı döneminde 27 Haziran 1523 – 15 Mart 1536 arasında sadrazamlık yapmış, önemli siyasal ve askeri olaylarda rol oynamış Osmanlı devlet adamı…

 

Makbul İbrahim Paşa’nın ölümüyle ilgili pek çok neden öne sürülmektedir. Avusturya’yla 1533 yılında yapılan barış görüşmeleri sırasında elçilere devletin kudretinden bahsettikten sonra kendi gücünü şöyle vurgulamıştır:

 

Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam, yapılmış olarak kalır, zira bütün kudret benim elimdedir; memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben tevzi ederim; verdiğim verilmiş, reddettiğim reddedilmiştir. Büyük padişah bir şey ihsan etmek istediği yahut ihsan ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmeyecek olursam, gayr-i vaki gibi kalır; çünkü her şey; harb, sulh, servet, kuvvet benim elimdedir. (alıntı)

 

 

Galeri
📆 29 Mayıs 2012 Salı 16:18   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ABS Kör Kalıp
Şeref Bey Döner

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR