
İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt etme olgunluğu
Sevgili okurlarım,
Her çağın en büyük sınavı, hakikati bulabilme gücüdür. Bugün bilgiye erişim kolaylaştıkça, doğruyla yanlış arasındaki çizgi daha da bulanıklaşıyor. Herkesin sesini duyurabildiği bu dünyada, olgunluk artık yalnızca yaşla değil, zihinsel berraklıkla ölçülüyor.

İyiyi kötüden ayırt edebilmek, vicdanın en temel görevidir. Doğruyu yanlıştan ayırabilmek ise aklın en büyük sorumluluğu. Bu iki yeti birleştiğinde, insan hem kendine hem topluma ışık olur. Çünkü yanlış bilgi yalnızca bireyi değil, bütün bir toplumu yanıltır; güveni aşındırır, dayanışmayı zedeler.
Olgunluk dediğimiz şey, sadece deneyimlerin toplamı değildir. Olgunluk, karşılaştığımız her bilgiye sorgulayıcı bir gözle bakabilmek, her söze teslim olmamak, her iddiayı akıl süzgecinden geçirebilmektir. Bu, bir anlamda zihinsel hijyenin en önemli parçasıdır.
Bugün bize düşen görev, hakikati korumak ve çoğaltmaktır. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmek, geleceğe karşı en büyük vefa borcumuzdur. Çünkü hakikati savunmak, yalnızca bireysel bir bilinç meselesi değil, insanlığın ortak görevidir.
Sağlıklı günler dilerim.
Neşat YALÇIN Nasifoğulları Kadıköy İstanbul