Slot Siteleri

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

MOBİL UYGULAMALARIMIZ

Kadıköy Gazetesi

Paylaş
veya
aşağıdaki bağlantıyı paylaşın:
Anasayfa Genel Flaş

İki Osmanlı Askeri, Avustralya’nın Başına Dert Olmuş!

Yayınlanma:
ABONE OL

Sidney’in 250 km. uzağında Karlıdağlar’da:

 

  • Tren raylarını sökmüşler.
  • Üç treni devirmişler.
  • Sekiz karakol basmışlar.
  • Daha bir çok eylemde bulunmuşlar.

 

 

Bazı hikayeleri dinlediğim zaman gururlanıyorum.

Bazı hikayeleri dinlediğim zaman hem gururlanıp hem mutluluktan tebessüm ediyorum.

Bu anlatacağım hikayeyi okuduğumda önce üzüldüm, sonra gururlandım, sonra güldüm, sonra daha çok üzüldüm.

 

 

Bir çok duyguyu bir arada yaşadığım bu hikaye Avustralya’da geçiyor.

 

İki osmanlı askerinin hikayesi.

Nereden nereye diyeceksiniz ama böyle bir hikaye.

İngilizler, Hindistanı işgal edince, Hindistan Kralı, Osmanlı Sultanından yardım istemiş. Oda bir gemi göndermiş.  Osmanlı da uzun zamandır savaş içindeymiş zaten. Buna rağmen üçyüz elli asker olan gemiyi Hindistana göndermiş.

Yolda bir hastalık gemide askerlerin bir kısımını telef etmiş.

 

Askerler Hindistan’a çıkmışlar. Osmanlı askeri, İngiliz’lerin ellerindeki savaş malzemeleri karşılarında uzun süre direnememişler. Bir kısmı orada şehit olmuş. Kırk kadar askeri de esir almışlar.

 

Esir aldıkları askerleri gemilerde ağır işlerde çalıştırmaya başlamışlar.

 

Aradan bir süre geçmiş.

 

Osmanlı askerlerinin bulunduğu gemi Avustralya’ya giderken içlerinden iki tanesi denize atlamış, Avustralya’ya çıkmışlar.

Kurtulmuşlar esaretten…

 

Bu iki askerden biri Karadeniz’liymiş. Baba mesleği olan dondurmacılığı yapmaya başlamış…

Diğeri de Karahisar’lıymış. Onunda mesleği kasaplıkmış. Oda kasaplığa devam etmiş.

Bunlar bir süre sonra orada iyice de tutunmuşlar.

 

Gel zaman git zaman; birinci Dünya Savaşında Avustralya Çanakkale’ye asker çıkarmaya başlamış.

Bunlarda bunu duymuşlar. Hemen bir araya gelmişler. Ne yapacaklarını düşünmeye başlamışlar. Bir şeyler yapmamız lazım diyorlarmış.

Sonunda karar vermişler.

 

Onların düşüncesine göre:

Bunlar Osmanlı, burada yaşıyorlar. Avustralya’da…

Avustralya’lalır ne yapıyorlar, ülkelerini işgal etmeye gidiyorlar.

“O zaman bizim bir şeyler yapmamız lazım ilk önce bu hükümete karşı savaş açmalıyız” demişler.

Burada hükümete yazdıkları yazıyı sizlere aynen aktaracağım.

 

Sayın Avustralya Başkanı Eksalans hazretleri;

Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. Duyduk ki devletimiz Osmanlı’ya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale’ye asker göndermişsiniz. Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.

Bu bir Osmanlı fermanıdır. Ekselansların bilgilerine duyurulur.

Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet, Karadeniz diyarından Menteşeoğlu Abdullah… (alıntı)

 

Bununla da kalmamışlar başlamışlar eylemler yapmaya.

Sidney’in 250 km. uzağında Karlıdağlar denilen bölgede önce virajlarda tren raylarını sökerek üç treni devirmişler.

 

Üçüncü trende askeri muhimmat varmış onları almışlar.

Bundan sonra vay haline onları tutanın.

Sekiz karakol basmışlar.

Bastıkları karakollardaki askerleri de vurmuşlar.

Ciddi savaşmaya başlamışlar.

 

Avustral’ya hükümeti ne olduğunu anlayamıyormuş. Kim bunlar neden böyle yapıyorlar. Sonra akıllarına ekselanslarına yazılan mektup gelmiş.

“Bunlar onlardır demişler. “

 

Bundan sonrası her ne kadar çok acıklı isede gerçek bu yapacak bir şey yok.

Ayrıca çokda enteresan!

Avustralya hükümeti; iki kişiye karşılık iki yüz elli kadar asker göndermişler.

Bu iki askerin yaptıklarını görünce!

 

Tabi iki asker bu kadar askerle baş edememiş, vurulmuşlar.

 

Bu iki kahraman askerin mezarları Sidney’e iki yüz elli kilometre uzaklıktaki Karlı Dağlar’daymış. Burası da enteresan Avustralya’lılar iki Osmanlı Askeri ile savaştık yerine askerler için Hindistan asıllıydı demişler.

 

Tabi bazı gerçekleri göz ardı etmiş oluyorlar.

Karahisar ve Karadeniz Hindistan’da yokki…

 

Türklerin ne kadar yürekli olduğunu anlatan bir yazı…

 

Biz Türkler yürekli insanlarız, cesuruz…

Her ne kadar çok sıcakkanlı haraket ediyorsakda, bu bizim haksızlığa dayanamadığımızı gösteriyor…

 

Nazan Şara Şatana

 

İlgili Haberler

Basında Kadıköy
20 Mayıs 2024
Duman’ın “Erzurum’a Selam Söyle’nin ardından, “Kars’a Selam Söyle” kitabı yayınlandı

Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden Erzurumlu Prof. Dr. Halûk Harun Duman, Erzurum’u konu alan iki kitapla birlikte bir de Kars’ı konu alan yeni bir kitap yayımladı. Kitaplar hakkında değerlendirme yapan Duman, “Çok zengin anılar ve tarihsel bilgiler içeren kitaplar her iki şehrin 1960-1985 yıllarına ışık tutan ilginç bilgilerden oluşuyor. Adeta şehrin gizli tarihi sayılabilecek kitaplarla hiç […]

Genel
20 Mayıs 2024
Mardin Basın Çalıştayı’nda Gazeteciliğin Olumsuz Etkilendiği Sebepler Konuşuldu

Gazeteciler, yeni başlattıkları Basın Platformu hareketiyle Mardin’de bir çalıştay düzenlediler. Mardin Yay Grand Oteli’de gerçekleşen Basın Platformu 2. Çalıştayı, Mardinli gazetecilerinde yer aldığı toplantıda, önemli sorunların masaya yatırılmasına ev sahipliği yaptı. Toplantıya katılan gazeteciler, gelişen teknoloji, ekonomik sıkıntılar ve sosyal medya etkisi gibi konuların basılı gazeteciliği nasıl etkilediğini derinlemesine ele aldılar. TEKNOLOJİ VE TÜKETİM ALIŞKANLIĞI […]

Ekonomi
18 Mayıs 2024
Palandöken: “Yeni bir yapılandırma kanununa ihtiyaç var”

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, kamuda tasarruf paketi açıklandıktan sonra esnafın ve vatandaşın rahatlaması için yeni bir yapılandırma kanunu çıkması gerektiğini ifade etti. Kamuda tasarruf paketi açıklandıktan sonra esnafın ve vatandaşın rahatlaması için yeni bir yapılandırma kanunu çıkması gerektiğini ifade eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Enflasyondaki artış sadece dar gelirlileri değil esnafı da büyük […]

Basında Kadıköy
18 Mayıs 2024
Kadıköylü Yazar Özge Doğar’dan Yeni Kitap

Kadıköylü Yazar Özge Doğar’ın “Renkli Çiçeklerim Var” başlıklı yeni öykü kitabı, Ters Kule Yayınları etiketiyle çıktı. 13 öyküden oluşan kitapta Çiçekçi Kadın Pembe, kadınlığa, insanlığa, geleceğe dair öyküler anlatırken; umudun oltasına takılmamızı sağlıyor. Özge Doğar “Renkli Çiçeklerim Var” hakkında, “Toplumsal acıların, bireyi etkilememesi mümkün değil. Benim öykülerimde kadınlar eşitlikten ve özgürlükten yana bir dünya için […]