MENÜ ☰
Volimax
Pilot Garage Kartal
Kadıköy Gazetesi » Genel, Manşet, Teknoloji » Çocuklarda Göbek Sorunları
Çocuklarda Göbek Sorunları


Göbek bağı insan vücudunun diğer kısımlarına hiç benzemeyen çok değişik bir yapıdır. Alışık olunmadık farklı görüntüsü ve kısa süre içinde uğradığı değişiklikler yüzünden anneler göbeği biraz da esrarengiz bulur, ona bakmaya ve dokunmaya cesaret edemezler. Bir çok anne, göbek bağının iç organlarla ilişkisinin devam ettiğini sanır. Göbek düştükten hemen sonra başlayarak bu bölgede bir süre daha devam eden akıntı ve kanamaların karın içinden geldiğini düşünerek büyük bir telaşa kapılırlar.
Anne karnında göbek kordonu bebekle eş (Plasenta) arasında kan dolaşımını sağlayan damarların geçtiği çok önemli bir iletişim yoludur. Ancak doğumun hemen peşinden bütün damarlar hızla kapanarak, göbek bağı jelatinimsi bir bağ dokusuna dönüşür ve kurur. Bu andan itibaren de bazı özel durumlar dışında göbek ile karın boşluğu arasında hiç bir ilişki, bir açıklık kalmaz.

Göbek düştükten sonra göbeğin ayrıldığı deri bölgesinde bir süre daha devam ettiği görülen yüzeysel bir sızıntı ve hatta bir miktar kanamanın karın içi ile herhangi bir ilgisi yoktur. O bölgede uygun bir ortam bulan mikroplar yumuşak ve körpe dokuyu kemirerek erozyona uğratır ve bu akıntı ve kanamalara sebep olurlar. Genellikle daha çok yüzeysel olan bu etkinlik, bazen da deri ve deri altı dokularına yayılarak ciddi göbek iltihaplarına neden olabilir. Bu olumsuz gelişmelere meydan vermemek için bebeklere banyo yaptırmaktan kaçınmak yerine, göbek düşer düşmez bol sabunlu banyolara vakit geçirmeden başlamalıdır. Ancak bu şekilde göbeğin kıvrım ve aralıklarında yerleşme fırsatı kollayan mikroplar buradan uzaklaştırılmış ve böyle bir sakınca ortadan kaldırılmış olur.

Dipten bir iple veya bir klipsle bağlanmış, ortada sarkıp duran, çirkin görüntülü böyle bir göbek kalıntısı için çok değişik uygulamalar yapıldığı dikkati çeker. Ülkemizde halen bir çok kesimlerde bu kalıntı üzerine çocuklara içinde ne olduğu belli olmayan bir takım göbek tozları dökmek, sülfamitli, penisilinli pudra ve ilaçlar kullanmak adeti sürüp gitmektedir.

Aslında göbeğin bir an önce düşüp kopması için uğraşmaya gerek yoktur. Temiz ve kuru bırakıldığı zaman göbek kalıntısı bir kaç gön içinde kendiliğinden kurur ve düşer. İçinde ne bulunursa bulunsun serpilen pudralar göbek bağının doğal ıslaklığı ile birleşerek, göbek sapında giderek kalınlaşan alçıya benzer bir tabakanın oluşmasına sebep olur. Bazen bu yapay tabakanın altında göbek bağı kopmuş olduğu halde, sadece bu yüzden göbeğin düşmeyerek günlerce yerinde kaldığı görülür. Ayrıca, bu nedenle havasız ve ıslak kalan göbek bağı çevresinde kolaylıkla mikrop ve mantarların üremesi ve çeşitli derecede iltihaplanmaların ortaya çıkması söz konusu olabilir.
Bundan başka, kullanılan ilaçlı pudraların kendine özgü bir takım sakıncaları da vardır. Sülfamit içeren pudralar bazı yeni doğan sarılıklarının artmasına ve uzamasına neden olabilir. Penisilin veya başka antibiyotik ilaçlar da ilaç duyarlığına sebep olarak bir takım sakıncalar yaratabilirler. Bütün bu nedenlerle bebeklerin göbeklerine normal şartlarda pudra veya pomad şeklinde herhangi bir ilaç kullanılmasına gerek yoktur.

Etiketler: , ,
📆 12 Mart 2014 Çarşamba 13:24   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ABS Kör Kalıp
Şeref Bey Döner

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR