MENÜ ☰
Volimax
Pilot Garage Kartal
Kadıköy Gazetesi » Genel, Manşet, Toplum » Hüseyin Yüce Resim Sergisi!
Hüseyin Yüce Resim Sergisi!


Naif, doğuştan gelen kabiliyet, saf yürek, Allah vergisi, yaptığı işle alakalı hiçbir eğitim-öğretim görmemiş anlamlarına geliyor. Naifler özel yetenekli insanlardır. Sayıları da çok fazla değil. Hayatın bazı özel alanlarında karşılaştığımız naifler en çok sanat ortamı içinde kendilerine yer bulmuşlar. Bu naiflerin birçoğu ressamlık yapıyor. Belki de farkında değiliz; ama yaptıkları birçok resim çevremizde uçuşup duruyor. Dünyanın çinisi ve porseleniyle tanıdığı Kütahya, çok yönlü sanatçılarıyla da dünyaya kendini tanıtıyor. Kütahya merkeze bağlı Göveçci (Çamlıca) Köyü’nde doğan Hüseyin Yüce de bu sanatçılardan biri.

 

1928 yılında doğan Yüce, hayatında hiç okula gitmemiş. Buna rağmen yaptığı yağlıboya resimlerle dünya tanıyor onu. Yaşamını doğduğu köyde sürdüren ‘Naif Ressam,’ “Köyümden bir gün bile ayrı kalamam. Şehire gitsem bile gece yatmadan geri dönerim. Köylerdeki yaşantılar benim ilham kaynağım.” diyor.

 

Naif Ressam Hüseyin Yüce resimle tanışmasını şöyle anlatıyor: “Küçükken köy imamından Arap harflerini, 12 yaşımda devletin açtığı 3 aylık gece kurslarında ise yeni alfabeyi öğrendim. İlk dersimi (resimle alakalı değil) hattat olan köy imamından almıştım. Böylece hat yazısıyla tanıştım. Fakat bu tanışıklığım uzun sürmedi. Tuval ve resimle tanışmamsa gençlik yıllarıma rastlar. Bir gün gölet mevkiinde değirmen suyunu seyrediyordum. O sırada kolunun altında ne olduğunu bilmediğim bir malzeme ile çıkagelen Necati Astancıoğlu’na, “Elinizdeki nedir?” diye sormuştum. Cevaben, “Buna tuval denir. Üzerine resim yapılır, şu değirmenin resmini yapacağım istersen sen de seyret.” dedi. Yaptığı resim, manzaraydı. Ancak çobanı ve koyunları yapmadığını belirttiğimde benim bu işten anladığımı zannetti. Bana göstermiş olduğu yakın ilgi ve sıcaklık dolayısıyla resim yapmaya merak saldım. Bugüne kadar da kendimi geliştirdiğimi fark ediyorum. İlk resmim İsmet İnönü’nün portresi ve tabiattan bir orman resmi idi.

‘AİLEM VE KÖYLÜLER DELİ DİYORDU’ “Köydeki maddi imkansızlıklarıma rağmen bu hastalığım sürüp gidiyor, kutu boya kullanıp hayvan kıllarından fırça yapıyordum. Tuvali alıp doğada ve köy meydanında yaptığım çalışmaları ailem boş şeyler olarak değerlendiriyor; köylüler ise ‘deli’ diye tabir ediyordu. Ancak azmimle bu aşamaları da atlattım.” diyor Naif Ressam Hüseyin Yüce…

 

İlk kişisel sergisini 1965 yılında Kütahya Güzel Sanatlar Galerisi’nde, ikinci kişisel sergisini de 1968’de Ankara Güzel Sanatlar Galerisi’nde açan Naif Ressam Hüseyin Yüce bunların dışında kaç tane sergiye katıldığını kendisi bile bilmiyor. Yurt dışında ise Fransa, Almanya, Finlandiya, Hindistan, Mısır, Çekoslovakya, Macaristan, Romanya ve İngiltere’de sergiler açmıştır. Resmin yanında keman ve ud da çalabilmektedir.

 

Gösterişsiz yaşamı ve kişiliğiyle olduğu kadar, gerçek halk sanatından uzaklaşmayan tercihleri, naif resmin saf ve kendiliğindenci tarzına bağlılığıyla çağdaş Türk resminde özgün bir yere sahiptir. Devlet Resim Heykel Sergilerine katılmış ödüller almıştır. Yaşamı ve sanatıyla dünya çapında, bozulmamış bir naif ressamımızdır.

 

Sanat özellikleri:
Herhangi bir akademik öğrenim görmeden, içgüdülerinin yönlendirici etkisiyle resim yapan ve bu nedenle saf yürek (naif) olarak adlandırılan ressamlar gurubunun, Türkiye’deki önemli temsilcileri arasında yer alır. Titiz bir resim işçiliği, doğa sevgisi ve yöre yaşamına tutkusuyla biçimlenen resimlerinde, ince dallı ağaçlar, büyüsel bir sessizliğe bürünmüş köy evleri sık işlediği konulardır.

 

 

Etiketler: , , ,
📆 02 Nisan 2013 Salı 09:49   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ABS Kör Kalıp
Şeref Bey Döner

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR