MENÜ ☰
Volimax
Benim de şirketim var | trink
Kadıköy Gazetesi » Flaş, Genel, Toplum » Nâzım Hikmet Ran!
Nâzım Hikmet Ran!


(d. 15 Kasım 1901, nüfusta kaydı

15 Ocak 1902, Selanik – ö. 3 Haziran 1963, Moskova)

 

Türk şair ve oyun yazarı.

Lakabı “Mavi Gözlü Dev” veya “Güzel Yüzlü Şair”dir.

Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl‘ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Eserleri birçok dile çevrilmiştir.

 

Eserleri birçok ödül almıştır.

 

Şiirlerinden birçoğu Fuat Saka, Volkan Konak, Grup Yorum, Ezginin Günlüğü ve Zülfü Livaneli gibi sanatçılar tarafından bestelendi.

 

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

 

Nazım Hikmet

 

 

Alman bir gencin, gemi ile İstanbul’dan geçerken, Kız Kulesinin yakınından geçerken denize atladığını, Kız Kulesine çıktığında da sığınma talep ettiğini okumuştum.

Sonra onun dilini bilen bir Paşanın onu yanına aldığını oğlu gibi yetiştirdiğini de…

Müslüman olduğunu, ismini değiştirdiğini, ilim, irfan ve çok iyi eğitimle çok önemli yerlere geldiğini de…

Sonunda da Paşa olduğunu…

 

Peki diyeceksiniz, ne alaka!

Devam ediyorum.

Bu paşanın kızlarından birinin Nazım Hikmet’in annesi olduğunu öğrendiğimde inanın çok şaşırmıştım.

Nazım Hikmet denilince duruluyor değil mi?

Büyük bir şair…

 

Bazen yazmak gerekir biliyorum

İki lafın belini kırmak!

İyide ben beli kırmak istemiyorum ki

Ben seni anmak istiyorum

Mavi gözlü dev diyorum

İsmini sıkça tekrarlıyorum

Senin şiirlerini okuduğumda

İçimde acı oluyor yoğunca

Hasretlisin biliyorum

Kimbilir neler yazarım

Kimbilir neler – neler anlatırım

Sayfalar yetmez, anlatılar bitmez…

 

Ben böyle diyorum, Nazım Hikmet için…

 

Yasaklı olduğu yıllarda Orhan Selim adını da kullandığı olmuştur.

İt Ürür Kervan Yürür kitabı Orhan Selim imzasıyla çıkmıştır.

Türkiye‘de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin önemli isimlerindendir.

Mezarı halen Moskova’da bulunmaktadır.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı-  ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.

Türkiye‘deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiş daha sonra Moskova’ya gitmiştir. 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılmış, 2009 yılında geri alınmıştır.

Nazım Hikmet,1938‘de cezaevine girmiş ve şiirleri yasaklanmıştır.

Türkiye’de ancak ölümünden iki yıl sonra 1965‘te şiirleriyle yeniden önem kazanmıştır.

İlk şiirlerini hece ölçüsü ile yazmaya başlamasına rağmen içerik bakımından diğer hececilerden uzaktı.

Şiirsel gelişimi arttıkça hece ölçüsü ile yetinmemeye ve şiiri için yeni formlar aramaya başladı.

Sovyetler Birliği‘nde yaşadığı ilk yıllar olan 19221925 arası bu arayış doruğa çıktı. O dönemdeki birçok şairden farklıydı.

Hece ölçüsünden ayrılarak Türkçenin vokal özellikleri ile harmoni oluşturan serbest ölçüyü benimsedi.

Mayakovski ve gelecekçilik taraftarı genç Sovyet şairlerinden esinlendi.

Ünol Büyükgönenç tarafından özgün bir şekilde yorumlanmış olan küçük bir kısmı ise 1979’da “Güzel Günler Göreceğiz” ismiyle kaset olarak çıktı.

Birkaç şiiri ise Yunan besteci Manos Loïzos tarafından bestelendi.

Ayrıca bazı şiirleri Yeni Türkü‘nün eski üyesi Selim Atakan ve Cem Karaca(Çok Yorgunum) tarafından bestelenmiştir.

Ayrıca Fuat Saka‘nın da biri Demir Gökgöl ile olmak üzere iki adet Nazım Hikmet şiirlerinin bestelendiği şarkıları ıçeren albümü vardır.

Babası, Matbuat Umum müdürlüğü ve Hamburg konsolosluğu yapmış olan Hikmet Bey, annesi Ayşe Celile Hanım’dır.

Annesi Celile Hanım, piyano çalan, ressam denilebilecek ölçüde iyi resim yapan, Fransızca bilen bir kadındır. Celile Hanım, bir dilci ve eğitimci de olan Hasan Enver Paşa‘nın kızıdır. Hasan Enver Paşa, Polonya’dan 1848 Ayaklanmaları sırasında Osmanlı İmparatorluğu‘na göç eden ve Osmanlı vatandaşı olunca Mustafa Celalettin Paşa adını alan Konstantin Borzecki‘nin (Lehçe: Konstanty Borzęcki, d. 1826 – ö. 1876) oğludur. (alıntı)

 

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! Deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev…

 

Nazım Hikmet

 

Mustafa Celaleddin Paşa Osmanlı Ordusu‘nda subay olarak görev yapmış ve Türk tarihi üzerine önemli bir eser olan;

“Les Turcs anciens et modernes”

(Eski ve yeni Türkler)

Kitabını yazmıştır.

Celile Hanım’ın annesi ise Alman kökenli Osmanlı generali Mehmet Ali Paşa’nın (KarlDetroit) kızı olan Leyla Hanım’dır.

Celile Hanım’ın kız kardeşi Münevver Hanım, şair Oktay Rifat‘ın annesidir.

Babası Hikmet Bey, Selanik‘te, Hariciye Nezareti’nde (Dışişleri Bakanlığı) çalışan bir memurdur.

Diyarbakır, Halep, Konya ve Sivas valilikleri yapmış olan Nazım Paşa’nın oğludur. Mevlevi tarikatından olan Nazım Paşa aynı zamanda bir özgürlükçüdür.

Kendisi Selanik’in son valisidir.

Hikmet Bey henüz Nazım’ın çocukluğunda memuriyetten ayrılır ve ailece Halep‘e, Nazım’ın dedesinin yanına giderler.

Orada yeni bir iş ve hayat kurmaya çalışırlar. Başarısız olunca İstanbul‘a gelirler. Hikmet Bey’in İstanbul’daki iş kurma denemeleri de iflasla neticelenir ve hiç hoşlanmadığı memuriyet hayatına geri döner.

Fransızca bildiği için yeniden Hariciye’ye atanır.(alıntı)

 

Selanik‘te doğdu. Aslen 20 Kasım 1901 olan doğum tarihi ailesi tarafından sene kaybetmemesi için 15 Ocak 1902 olarak kaydettirildi.

İlk şiiri ‘Feryad-ı Vatan’’ı 1913‘te yazar.

Aynı yıl Galatasaray Sultanisi‘nde ortaokula başlar. 1917‘de Heybeliada Bahriye Mektebi‘ne girer. Sonrasında Kurtuluş Savaşı dolayısıyla Anadolu‘ya geçer; fakat sağlık sorunları yaşaması nedeniyle bahriyeden ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazörü’nde güverte subayıdır.

Bolu‘ya öğretmen olarak atanır. Daha sonra Batum üzerinden Moskova‘ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde siyasal bilimler ve iktisat okur. 1921‘de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur ve komünizm ile tanışır. 1924‘te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir. O yıl Türkiye’ye dönerek Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar, ne var ki dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on beş yıl hapsi istenince tekrar Sovyetler Birliği’ne gider.

1928’de af kanunundan yararlanır ve Türkiye’ye döner. Bu defa Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. 1938’de yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır. 12 sene süren tutukluluktan sonra askere alınacağı ve öldürüleceği endişesiyle 1950 yılında Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği‘ne giden Nazım, 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulunca Türkiye vatandaşlığından çıkarılmasının ardından, büyük dedesi Mustafa Celaleddin Paşa (Konstantin Borzecki)’nın memleketi olan Polonya‘nın vatandaşlığına geçerek Borzecki soyadını alır.

3 Haziran 1963 tarihine gelindiğinde ise, Nazım Hikmet geçirdiği bir kalp krizi neticesinde hayata gözlerini yummuştur.

5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye vatandaşlığı iade edilmiştir.(alıntı)

 

Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim…
Nazım Hikmet

Pırağ, 8 Nisan 958

 

 

Nazım Hikmet’i anlatmak dediğim gibi çok sayfalar gerektirir.

Onu zaten hepimiz biliyoruz.

Benim isteğim, tekrar hatırlamaktı…

 

Nazan Şara Şatana

 

Etiketler: , , , , , ,
📆 05 Eylül 2012 Çarşamba 10:45   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ABS Kör Kalıp

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

PUAN DURUMU - SÜPER LİG

BAĞLANTILAR