MENÜ ☰
Volimax
Pilot Garage Kartal
Kadıköy Gazetesi » Eğitim, Flaş, Mekanlar » ”Siyasiler değil, şehir plancıları konuşsun”
”Siyasiler değil, şehir plancıları konuşsun”


Okul alanı olan arsalar, okul alanından çıkarılmamalıdır!” Diyen CHP’li Bozan, Avcılar İlçesinden seçilen CHP İstanbul İl Genel Meclis Üyesi Erhan Bozan 2011 yılı Şubat ayı oturumunda gündemde oylanan Hukuk Komisyonu-İmar ve Bayındırlık Komisyonun ortak raporu ile ilgili söz alarak İstanbul’da son yıllarda okul alanı olan arsaların yok edilerek gözden çıkarılmak istendiğini, bilimin ilkelerinin göz ardı edilerek rekor sayıda plan tadilatı gerçekleştirilmesini eleştirdi.

Planlama Dairelerinin olumsuz görüş bildirmesine rağmen siyasilerin bunu göz ardı ettiğini vurgulayan CHP’li Erhan Bozan, “İl Genel Meclisinin ve Üyelerinin görevi; İstanbul’un doğal ve kültürel kaynaklarını heba edecek, İstanbul’a zarar verecek ve geleceğini ipotek altına alacak uygulamaları ve kararları engellemek olmalıdır” serzenişinde bulunarak sorumluluk bilincini hatırlattı.

Üsküdar ilçesi Bulgurlu mevkiinde ki bir arsanın okul alanından çıkarılmasına karşılık bir özel şirketin yine Üsküdar İlçesinde mevcut bulunan Rauf Orbay İ.Ö.O. Bahçesine 24 derslikli ek bina, bodrum katında spor salonu, saha tanzimi ile çevre duvarı yapılması teklifi ile ilgili Hukuk Komisyonu-İmar ve Bayındırlık Komisyonunun ortak raporu olan bu teklifini, “Teklif edilen bağış ile elde edilecek kazanım arasında kamu yararı bakımından eşitlik bulunmadığından dolayı” kabul etmedi. Komisyonun bu teklifi kabul etmemesinden dolayı memnuniyetini dile getiren ve İl Genel Meclisi kürsüsünde Meclis Üyelerine hitap eden CHP’li Erhan Bozan şunları söyledi;

“Arsalar okul alanından çıkarılıyor, kamu yararı yok ediliyor, şehir plancılığı bilimi ilkeleri yok sayılıyor!”

“Okunan bu kararın lehine, şahsım adına söz almış bulunuyorum. Alınan bu karardan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Komisyon üyelerimize bu nedenle teşekkür ediyorum. Ancak aldığımız bu kararın gerekçesi konusunda benim bir çekincem var. Bu kararın gerekçesi beni tatmin etmiyor. Gösterilen gerekçenin ucu açık bir tarafı var. İlerisi için bu teklifte bulunanlara bir ümit ışığı veriyor. Bir pazarlık yolu açıyor. Yani kararda söylenen, sağlanan çıkar ile kamu yararı arasındaki fark yeterli bulunmadığı için bu kararı kabul etmediğimiz vurgulanıyor. Yani başka bir deyişle bu arsanın okul alanından çıkarılması karşılığında teklifte bulunanlara yapacağınız bir okul ve bir spor salonu yetmez deniyor. O zaman şimdi sormayacaklar mı? Peki, kaç okul yeter? Kaç okul istersiniz? Ben de size soruyorum kaç okul bize yeter? Bir yetmez tamam. 3 yeter mi? Peki 5 yeter mi? Peki 10 yeter mi, 20 yeter mi? Bence yetmez. Yetmemeli. Çünkü bizim açımızdan kamu yararı bakımından böyle karlı bir takas yoktur ortada. Çünkü 5-10-20 okul karşılığında vazgeçtiğimiz sadece 1 okul yeri değildir. Vazgeçtiğimiz Bilimdir. Vazgeçtiğimiz bilimin ilkeleridir. Hangi bilimin, şehir plancılığı biliminin”

“Plan yapmak keyfe keder bir iş değildir,  plan tadilatları da zevke ve keyfe göre yapılmamalıdır, bu gidişlere dur denmelidir”

“Bu planlar yapılırken oraya o okul alanını öngören şehir plancısı çok keyfe keder bir iş mi yapıyordur? Zevkine göre mi bu planda şurası okul olsun şurada şu yoğunlukta konut olsun, şurası ticaret merkezi şurası turizm merkezi olsun diyordur? Böyle bir şey olabilir mi? Tabi ki her bilim dalının olduğu gibi bu bilimin de bir disiplini var, temel ilkeleri var matematiği var. Peki, bütün bu tadiller yapılırken bu ilkeler bu disiplin bu matematik bozulmuyor mudur? Bozulmaması mümkün mü? Bozulup bozulmadığını ne siz bilirsiniz ne de ben bilirim aslında. Kim bilir peki? Şehir plancıları bilir. Onlar ne diyor peki? Bozuluyor diyorlar ve o yüzden İBB de Planlama Dairesi bu plan tadilatlarının birçoğuna şerh düşüyor”

“Planlama Daireleri olumsuz görüş bildiriyor, ama siyasiler göz ardı ediyor!”

“İstanbul’da son yıllarda bu bilimin ilkeleri göz ardı edilerek rekor sayıda plan tadilatı yapılıyor. Ve bunların birçoğu Planlama dairesinin olumsuz görüş bildirmesine rağmen yapılıyor. Plancılar rıza göstermiyor. Yapmayın diyor. Ama dinleyen yok. Yapmayın demekten başka da onların yapacak başka şeyleri yok. Ama bizim var değerli meclis üyeleri. İstanbul’un il genel meclisinin çok değerli üyeleri bizim var. İstanbul’u yönetenlerin en önemli görevi bu zaten, en kritik görevimiz işte bu. Okulların tadilatları duvarları, kalorifer peteklerinin boyanması, su depolarının temizlenmesi zaten yapılır. Bunlar rutin işler”

“İl Genel Meclisinin ve Üyelerinin görevi; İstanbul’un doğal ve kültürel kaynaklarını heba edecek, İstanbul’a zarar verecek ve geleceğini ipotek altına alacak uygulamaları ve kararları engellemek olmalıdır”

“Ama bizim en önemli en kritik görevimiz işte böyle İstanbul’a zarar verecek, bilime aykırı bir şekilde alınan kararların yani İstanbullunun yaşam kalitesini düşürecek, İstanbul’un doğal ve kültürel kaynaklarını heba edecek, İstanbul’a zarar verecek ve geleceğini ipotek altına alacak uygulamaları ve kararları engellemek olmalıdır. İBB bir ilçe belediyesinin (Esenyurt’un) 1/1000’lik plan yapma yetkisini elinden alıyor. İstanbul’da plan tadilatları çılgınlık boyutuna varmış, çığırından çıkmıştır. Bunu ben demiyorum aynı partinin belediyeleri birbirine söylüyor. Aslında bu konuda ne ben konuşmalıyım ne de siz. Bu mecliste en çok konuşması gereken bir kişi varsa eğer içinizde bir şehir plancısı. O konuşmalıydı. Merak ediyorum ne derdi acaba  bu şehirde bütün bu olup bitenlere. Buraya çıkıp bir gün bize anlatsa keşke. Ama partisinin gözüyle değil mesleğinin gözüyle ve vicdanıyla anlatsa”

📆 14 Şubat 2011 Pazartesi 15:32   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ABS Kör Kalıp
Şeref Bey Döner

KADIKÖY'DE HAVA

İSTANBUL

BLOG

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.

BAĞLANTILAR